Amerika Birleşik Devletleri ordusunun, ABD Başkanı Donald Trump’ın onay vermesi halinde İran’a yönelik uzun süreli ve geniş çaplı askeri operasyonlar düzenlemek üzere çeşitli senaryolar üzerinde çalıştığı aktarıldı. Reuters’a bilgi veren ve planlamanın gizliliği nedeniyle isimlerinin saklı tutulmasını isteyen iki ABD’li yetkili, bu stratejik hazırlığın iki ülke arasındaki gerilimi daha önce görülmemiş seviyede bir çatışmaya sürükleyebileceğini kaydetti. Söz konusu askeri planlamalar, Washington ve Tahran arasında Umman’da yürütülen nükleer diplomasi trafiğinin devam ettiği ve bölgedeki askeri hareketliliğin arttığı kritik bir süreçte gündeme geldi.
Körfez bölgesinde askeri tahkimat ve diplomatik temaslar eş zamanlı ilerliyor
Pentagon yetkilileri, Orta Doğu’ya ek bir uçak gemisi sevk edildiğini, bu intikal ile birlikte bölgeye binlerce asker, savaş uçağı ve güdümlü füze destroyerinin yanı sıra hem savunma hem de saldırı kabiliyetine sahip unsurların ulaştığını duyurdu. Bu askeri yığınak sürerken, ABD ve İranlı diplomatların nükleer programla ilgili diyalog kanallarını tekrar canlandırmak amacıyla geçen hafta Umman’da bir araya gelmesi, sürecin hem askeri hem de diplomatik risklerini artırıyor.
Cuma günü Kuzey Karolina’daki askeri üste askerlere hitap eden Donald Trump, İran ile bir uzlaşıya varmanın güçlüğüne değindi. Trump konuşmasında, “Bazen korku gerekir. Durumu gerçekten çözecek tek şey budur” ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray tüm askeri seçeneklerin masada olduğunu teyit etti
Olası bir uzun süreli askeri operasyon hazırlığına ilişkin soruları yanıtlayan Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, “Başkan Trump’ın İran konusunda tüm seçenekleri masada” açıklamasında bulundu. Kelly, Trump’ın farklı perspektifleri değerlendirdiğini ancak son kararı ABD’nin ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda verdiğini aktarırken, Pentagon konuya dair resmi bir yorum yapmaktan kaçındı.
“Gece Yarısı Çekici”nden farklı bir tablo
Geçmiş operasyonel süreçler hatırlatıldığında, ABD’nin geçtiğimiz yıl İran’ın nükleer tesislerini hedef alan harekatlar sırasında bölgeye iki uçak gemisi gönderdiği biliniyor. Ancak haziran ayında gerçekleştirilen ve “Midnight Hammer” (Gece Yarısı Çekici) olarak isimlendirilen operasyon, hayalet bombardıman uçaklarının dahil olduğu tek seferlik bir saldırı niteliğindeydi ve buna karşılık İran, Katar’daki bir ABD üssüne yönelik sınırlı bir misillemede bulunmuştu.
Olası operasyon bölgesel bir savaşı tetikleyebilir
Planlanan uzun süreli harekat senaryolarında, ABD’nin sadece nükleer altyapıyı değil, aynı zamanda İran’ın devlet ve güvenlik kurumlarına ait tesislerini de hedef alabileceği öngörülüyor. Uzmanlar, ciddi bir füze envanterine sahip olan İran’a karşı girişilecek böylesi bir operasyonun ABD güçleri için yüksek risk taşıdığına ve bölgesel bir savaşı tetikleyebileceğine dikkat çekiyor.
İran, Türkiye dahil farklı ülkelerdeki ABD üslerini vuracaklarını açıklamıştı
Yetkililer, İran’dan gelmesi muhtemel yanıtların sürece yayılan karşılıklı saldırılar ve misillemeler silsilesine dönüşebileceğini ifade ederken; Beyaz Saray ve Pentagon, bölgesel çatışma risklerine yönelik soruları yanıtsız bıraktı. İran Devrim Muhafızları ise ülke topraklarının hedef alınması durumunda; ABD’nin Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’de bulunan askeri üslerini vurabilecekleri uyarısını yineledi.