Amerika Birleşik Devletleri vize prosedürlerinde dijital denetim süreci yeni bir boyuta taşındı. ABD’nin Türkiye misyonu tarafından yapılan duyuruya göre, özellikle öğrenci (F, M) ve değişim programı (J) vizeleri ile uzmanlık gerektiren çalışma vizelerine (H-1B) başvuran adayların, dijital ayak izlerini şeffaf hale getirmeleri isteniyor.
"Vize kararı, bir ulusal güvenlik kararıdır"
Büyükelçilikten yapılan açıklamada, vize onay sürecinin bir "ulusal güvenlik meselesi" olduğu vurgulanırken, sosyal medya hesaplarının herkese açık hale getirilmesinin gerekçesi olarak "kimlik doğrulaması ve ülkeye kabul edilebilirlik incelemelerinin kolaylaştırılması" gösterildi. Yeni uygulama kapsamında, adayların platformlardaki gizlilik duvarlarını kaldırması, başvuru dosyasının incelenebilmesi için ön şart haline geldi.
Denetim kapsamında neler var?
Yeni düzenlemeyle birlikte başvuru sahiplerini bekleyen kritik değişiklikler yer aldı. Başvuru formunda beyan edilen tüm sosyal medya hesapları (Instagram, X, Facebook, LinkedIn vb.) inceleme süresince "herkese açık" konumunda tutulacak. Sadece mevcut paylaşımlar değil, son 5 yıl içerisindeki kullanıcı adları ve dijital etkileşimler de güvenlik soruşturmasına dahil edilebilecek.
Hesaplarını erişime açmayan veya eksik beyanda bulunan adayların başvurularının "eksik işlem" veya "güvenlik riski" gerekçesiyle reddedilme olasılığı bulunuyor.
Dijital mahremiyet tartışmaları
Uygulama, siber güvenlik uzmanları ve hukukçular arasında "dijital mahremiyet" tartışmalarını da beraberinde getirdi. Ancak ABD makamları, bu adımın modern güvenlik taramalarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve başvurunun doğruluğunu teyit etmek için gerekli olduğunu savunuyor.