ABD ordusunun nükleer caydırıcılık stratejisinde hayati bir halkayı temsil eden E-6B Mercury uçakları, kapsamlı bir yenileme sürecine girdi. Olası bir nükleer felaket anında iletişimin kopmamasını sağlayan bu platformlar, sadece birer hava aracı değil, aynı zamanda stratejik silah sistemlerini yöneten mobil komuta merkezleri olarak kabul ediliyor. Washington yönetimi, nükleer caydırıcılık mimarisinin en kritik parçası olan bu uçakların teknolojik altyapısını güncelleyerek operasyonel ömrünü uzatmayı hedefliyor.
Stratejik kuvvetler arasında iletişim köprüsü görevi görüyor
Kamuoyunda popüler olarak "Doomsday Plane" ya da "Kıyamet Uçağı" adıyla bilinen bu araçlar, en üst düzey devlet yetkilileri ile nükleer kapasiteli denizaltılar ve füze sistemleri arasında sarsılmaz bir bağ kuruyor. ABD Başkanı ve Savunma Bakanı gibi karar vericilerin, yerdeki haberleşme ağlarının tamamen çöktüğü felaket senaryolarında dahi stratejik kuvvetlere emir iletebilmesini sağlayan bu uçaklar, ülkenin savunma doktrininde vazgeçilmez bir yer tutuyor. "Kıyamet" lakabını, en ağır nükleer saldırı koşullarında dahi görevini sürdürebilme kabiliyetinden alan E-6B'ler, son dönemde ABD semalarında tekrar görülmeye başlanmasıyla dikkatleri üzerine çekmişti.
Milyon dolarlık modernizasyon ihalesi
Soğuk Savaş döneminden miras kalan ve son yıllarda operasyonlarını gizlilikle yürüten E-6B filosunun yeniden gündeme gelmesinin ardında dev bir yatırım kararı yatıyor. Savunma teknolojileri devi RTX bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Collins Aerospace, uçakların iletişim altyapısını yenilemek üzere 20,3 milyon dolarlık bir ihale kazandı. Bu sözleşme kapsamında şirket, uçağın en hassas donanımı olan stratejik haberleşme sistemlerini modernize edecek ve filonun teknolojik kabiliyetlerini güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden yapılandıracak.
HPTS-M (High-Power Transmit Set Modernization) olarak isimlendirilen modernizasyon programı çerçevesinde, donanmaya üç adet tam üretim kiti teslim edilecek. Bu paketler; uçaklardaki miadını doldurmuş vericilerin, telsiz ekipmanlarının ve diğer kritik haberleşme bileşenlerinin yerini alacak yeni nesil teknolojileri içeriyor. Yenilenen altyapı sayesinde uçağın özellikle kara ve deniz unsurlarıyla olan temasının, zorlu şartlarda çok daha güvenli ve istikrarlı hale gelmesi planlanıyor. Teknik ayrıntıları gizli tutulan bu sistemlerin, daha geniş kapsama alanı ve yüksek sinyal güvenliği sağlaması bekleniyor.
Görev değişimi için geri sayım başladı
Donanmanın yürüttüğü bu kapsamlı çalışma, aslında uzun vadeli bir dönüşüm stratejisinin ara durağını oluşturuyor. ABD Donanması, mevcut E-6B filosunu ilerleyen dönemde tamamen emekli ederek yerini "E-130J" modeline bırakmayı planlıyor. C-130J-30 Super Hercules platformu üzerine inşa edilecek olan yeni nesil E-130J uçaklarının, 2028 yılına kadar dokuz uçaklık bir filo halinde hizmete alınması hedefleniyor.
Yeni nesil uçaklar daha yüksek operasyonel esneklik ve gelişmiş iletişim teknolojileri sunana dek, E-6B Mercury uçaklarının görev yeteneğinin en üst seviyede tutulması gerekiyor. Bu geçiş süreci tamamlanana kadar gerçekleştirilecek olan modernizasyon çalışmaları, ABD'nin nükleer komuta kontrol kabiliyetinde herhangi bir zafiyet oluşmamasını garanti altına almayı amaçlıyor.