Cumhurbaşkanı onayıyla Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen acele kamulaştırma süreci kapsamında, bölgedeki taşınmazların değer tespiti ve el koyma işlemleri için başlatılan keşif çalışmaları, yerel halkın tepkisini çekti. İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı olan Esra Işık da bu çalışmalara itiraz eden isimler arasında yer aldı.
Muhtar Işık: “Mücadele baskılarla durdurulamayacak”
Akbelen Ormanı’nın çevresinde bulunan Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerini kapsayan toplam 679 parsel tarım arazisinin acele kamulaştırılmasına karşı 96 yurttaş tarafından açılan dava sürerken, keşif heyeti jandarma eşliğinde bölgeye gelerek incelemelerde bulundu. Keşif çalışmalarını duyan köylüler Akbelen girişinde toplanarak duruma tepki gösterdi. Bu sırada tepkisini dile getiren Esra Işık’ın, gece yarısı evine gelen jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındığı öğrenildi. Işık’ın önce sağlık kontrolü için hastaneye götürüldüğü, ardından ifade işlemleri için karakola sevk edildiği bildirildi.
İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık ise yaşananlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, köylülerin yürüttüğü mücadelenin meşru olduğunu belirterek, bu mücadelenin baskılarla durdurulamayacağını ifade etti.
İzmir Barosu’ndan sert tepki geldi
Yaşanan gözaltı olayına İzmir Barosu da tepki gösterdi. Baro tarafından “Gece Yarısı Gözaltılarıyla Hak Arama Hürriyeti Engellenemez” başlığıyla yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“İkizköy’de süregelen acele kamulaştırma ve maden genişletme uygulamalarına karşı toprağını, suyunu ve yaşam alanlarını savunan Esra Işık’ın 31 Mart gecesi evinden gözaltına alınması kabul edilemez. Bu işlem yalnızca bir kişinin özgürlüğüne yönelik değil; anayasal haklarını kullanan tüm yurttaşlara yönelmiş açık bir gözdağı niteliğindedir. Anayasal haklar ihlal edilmektedir”
Açıklamada, gözaltı işleminin hukuki dayanakları da eleştirilerek ölçülülük ilkesine aykırı olduğu vurgulandı. Baro, Anayasa’nın 56. maddesine atıfta bulunarak çevreyi koruma sorumluluğunun hem devlete hem de yurttaşlara ait olduğunu hatırlattı.
İzmir Barosu: “Gözaltı tedbiri ölçüsüzdür”
Baro açıklamasında şu ifadeler de yer aldı:
“Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi korumak ise hem devletin hem yurttaşların görevidir. İkizköylüler bu anayasal sorumluluğu yerine getirmektedir. Hak arama özgürlüğünü kullanan yurttaşların kolluk eliyle baskı altına alınması, hukuk devleti ilkesine açıkça aykırıdır. Gözaltı tedbiri ölçüsüzdür. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre gözaltı, istisnai bir tedbirdir. İkametgahı belli, çağrıldığında ifade verebilecek bir kişinin gece yarısı evinden alınması, ölçülülük ilkesini ihlal etmektedir. Bu uygulama, hukuki bir tedbir olmaktan çıkmış; cezalandırma ve yıldırma aracına dönüşmüştür. Mülkiyet ve savunma hakkı baskı altında Acele kamulaştırma işlemlerine karşı açılan davalar sürerken, yurttaşların itirazlarının bu şekilde bastırılması; mülkiyet hakkını ve yargısal denetimi etkisizleştirme girişimidir”
Baskıların derhal durdurulması vurgusu dikkat çekti
Açıklamanın devamında ise şu çağrı yapıldı:
“Hukuka aykırı işlemlere karşı çıkmak suç değil, temel bir haktır. Esra Işık derhal serbest bırakılmalıdır. İkizköy’de doğaya ve yaşam alanlarına yönelik müdahalelere son verilmelidir. Yaşam savunucularına yönelik gözaltı ve adli baskılar derhal durdurulmalıdır. İzmir Barosu olarak; yaşam hakkını, çevreyi ve hukuku savunanların yanında olduğumuzu, sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz. Hukuk, ancak insanı ve doğayı koruduğu sürece meşrudur”