Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde 2 Şubat’ta meydana gelen ve tüm Türkiye’yi yasa boğan olayda, Batıkent Şehit Ramazan Çağlar Polis Merkezi’nde görevli 44 yaşındaki polis memuru Melih Okan Keskin, aracındaki park lambası arızası iddiasıyla başlayan bir tartışmanın kurbanı oldu. İstasyon çalışanları tarafından feci şekilde darbedilen ve kaldırıldığı hastanede 3 gün süren yaşam mücadelesini kaybeden Keskin’in ölümüyle ilgili soruşturma derinleşti. Gözaltına alınan şüphelilerden S.A. ve M.Y. "kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçlamasıyla tutuklanırken, mahkeme tutanaklarına yansıyan ifadeleri "bu kadarına da pes" dedirtti.
"Saldıracağını düşündüğüm için yumruk attım"
Tutuklanan şüphelilerden S.A., mahkemedeki ifadesinde olayı bir "savunma" gibi göstermeye çalıştı. Tartışma sonrası aracını dışarı çıkarırken kornaya bastığını belirten S.A., polis memurunun kendisine küfrettiğini iddia ederek, "Şahsın bana saldıracağını düşünerekten yumruk attım" dedi. Diğer tutuklu şüpheli M.Y. ise 8 yıllık teknisyen olduğunu belirterek, olay anında "Koşun adam öldürüyorlar, kadına saldırıyorlar" şeklinde bağrışmalar duyduğunu öne sürdü. Keskin’i daha önce hiç görmediğini iddia eden M.Y.,
"Sadece ittim, neden öldüğünü bilmiyorum, kesinlikle darp etmedim."
diyerek suçlamaları reddetti.

"Tek bir yumruk bile atmadı, sadece canını korumaya çalıştı"
Olayın ardından Emekli Polis Aileleri Derneği ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu, cinayetin işlendiği istasyon önünde toplandı. Grup adına açıklama yapan Latife Meltem Savaş Yasankal, polisin bir "zorbalıkla" hayattan koparıldığını vurguladı. Kamera görüntülerinin gerçeği ortaya çıkardığını belirtti:
"Melih kardeşimiz tek bir yumruk sallamamış, sadece canını korumaya çalışmıştır. Görüntüler çıkana kadar 'kavga' diyenler, kayıtlar ortaya çıkınca suspus olmuşlardır. 25-30 personelin bir insanı linç etmesini nasıl açıklayacaksınız?"

Kendi meslektaşı hakkında "direnme" suçundan rapor tutulmuş
Törende dile getirilen en çarpıcı iddia ise olay yerine gelen güvenlik güçlerine yönelik oldu. Yasankal, beyin sarsıntısı geçiren polis memuruna yardım etmek yerine, karşı tarafın beyanlarıyla Melih Okan Keskin hakkında "görevi yaptırmamak için direnme" suçundan rapor tutan komiseri vicdana davet etti:
"Meslektaşınız orada can çekişirken zorbaların dilinden rapor tutmak, bu üniformaya yakışmamıştır."
Yasankal, bu vefasızlığın hesabının hukuk önünde sorulacağını ifade etti.
Hukuk mücadelesi kararlılığı
İki çocuk babası Melih Okan Keskin’in ameliyata girmeden önce eşinin elini öperek veda ettiği öğrenilirken, sivil toplum kuruluşları davanın takipçisi olacaklarını açıkladı. İstasyonun kamulaştırılması ve sabıka kaydı bulunan kişilerin bu tür kurumlarda çalıştırılmaması gerektiğini belirten grup, sorumluların en ağır cezayı alması için "haysiyet davası" başlattıklarını duyurdu.





