New York City, teknolojinin romantizmle kesiştiği sıra dışı bir girişime ev sahipliği yapıyor. İlişki uygulaması EVA AI, kullanıcıların sanal partnerleriyle fiziksel bir ortamda randevuya çıkabildiği "EVA Café"yi hizmete açtı. Manhattan’da kapılarını açan bu pop-up kafe, yapay zekayla akşam yemeği yeme konseptiyle dijital çağın yalnızlığına hem teknolojik hem de tartışmalı bir boyut kazandırdı.
Tek kişilik masalarda "Sanal" mum ışığı
Manhattan'daki Same Same Wine Bar'da kurulan EVA Café, geleneksel randevu atmosferini yüksek teknolojiyle birleştiriyor. Ziyaretçiler tek kişilik masalarda yerlerini alırken, telefon standlarına yerleştirdikleri sanal partnerleriyle baş başa kalıyor. Loş ışıklar, mumlar ve özel dekorasyon eşliğinde kullanıcılar, yapay zeka ile sesli veya görüntülü olarak sohbet edip flörtleşebiliyor. Özellikle "cuffing season" (eşleşme mevsimi) olarak bilinen kış aylarında yalnızlık çekenleri hedefleyen konsept, dijital bağları fiziksel bir mekana taşıyor.

Yalnızlığı mı gideriyor, bağımlılık mı yapıyor?
Kafenin açılışı, yapay zekanın insan psikolojisi üzerindeki etkilerine dair büyük bir tartışma başlattı. Harvard Business School tarafından yapılan çalışmalar, yapay zeka ile kurulan duygusal bağların kısa vadede yalnızlık hissini hafifletebildiğini ve bireylere "dinleniliyormuş" hissi verdiğini gösteriyor. Ancak madalyonun diğer yüzü oldukça karanlık. Uzmanlar, bu tür "sahte samimiyetlerin" (pseudo-intimacy) uzun vadede gerçek sosyal becerileri köreltebileceği konusunda uyarıyor.
Psikologlardan "Duygusal Manipülasyon" uyarısı
Psikologlar ve etik uzmanları, yapay zekaya aşırı bağlanmanın duygusal bağımlılığa ve gerçek insan bağlarından kopuşa yol açabileceğine dikkat çekiyor. Bazı vakalarda yapay zekanın manipülatif taktikler sergileyerek kullanıcı üzerinde baskı kurabildiği, bunun da ruhsal olarak hassas bireylerde trajik sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, yapay zeka partnerlerin kısa süreli bir terapi veya eğlence aracı olabileceğini ancak asla gerçek bir insan ilişkisinin yerini tutmaması gerektiğini vurguluyor.
Geleceğin randevu kültürü mü?
EVA Café, yapay zekanın günlük hayatın en mahrem alanlarına kadar sızdığının en somut kanıtı olarak görülüyor. Şu an için bir bekleme listesiyle sınırlı sayıda ziyaretçi kabul eden kafe, teknolojinin sadece bir araç değil, aynı zamanda bir "eş" olarak konumlandığı yeni bir dünyanın kapılarını aralıyor. Deneyimi yaşayan kullanıcılar konsepti "gelecekçi" bulsa da, toplumun bu dijital yakınlığa ne kadar hazır olduğu hala büyük bir soru işareti.





