Sanal bahis kullanımının yaygınlaşması üzerine bankacılık sektörü, borç verme süreçlerinde köklü bir değişikliğe gitti. Artık kredi veya kredi kartı taleplerinde yalnızca geçmiş ödeme performansını gösteren kredi notu baz alınmıyor; başvuru sahiplerinin banka hesaplarındaki nakit akışları da detaylı bir denetimden geçiriliyor. Sanal bahis platformlarıyla bağlantılı para transferleri, kaynağı belirsiz nakit girişleri ve düzensiz seyreden hesap trafiği, bankalar tarafından yüksek risk unsuru olarak tanımlanıyor. Yapay zeka ve ileri veri analitiği kullanan yeni sistemler, bu tür faaliyetleri saptadığı müşterileri "riskli" kategorisine ayırarak kredi imkanlarına erişimlerini kısıtlıyor.
Davranışsal risk analizi dönemi başladı
Son dönemde kredi notu yüksek olmasına rağmen başvurusu reddedilen kişilerin sayısındaki artış, bankaların "davranışsal risk analizi" yöntemine geçiş yapmasından kaynaklanıyor. Bu sistemle, bireyin sadece borç sadakati değil, parayı kullanma biçimi ve son aylardaki finansal rutinleri de sorgulanıyor. Standart harcamalar, fatura ödemeleri ve düzenli maaş girişleri "normal finansal davranış" kategorisinde kabul edilirken; açıklamasız sık transferler, oyun sitelerine giden ödemeler ve ani para hareketleri geri ödeme kapasitesini zayıflatan sinyaller olarak görülüyor.
Yapay zeka ve AML yazılımlarıyla sıkı denetim
Bankalar, bu denetim süreçlerini insan müdahalesinden ziyade AML (Anti-Money Laundering) olarak bilinen suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadele yazılımları ve üst düzey yapay zeka uygulamaları üzerinden yürütüyor. Sisteme entegre edilen yazılımlar, müşterinin mevcut hareketlerini geçmiş dönem verileriyle kıyaslayarak olağan dışı bir durum olup olmadığını saptıyor. Herhangi bir uyumsuzluk tespit edildiğinde ilgili kişi bankanın iç ağında "yüksek riskli" olarak işaretleniyor ve bu durum tüm kredi kartı ile kredi taleplerinin sistem tarafından otomatik olarak reddedilmesine sebebiyet veriyor.
Şube müdürlerinin inisiyatifi sisteme devredildi
İstanbul'da görev yapan özel bir bankanın şube müdürü, değerlendirme kriterlerinin sıkılaşmasına dair şu bilgileri paylaştı: "Eskiden kredi notu yüksek olan bir müşteriye kredi vermek daha kolaydı. Şimdi ise hesabın nasıl kullanıldığına bakıyoruz. Bahis sitelerine düzenli para çıkışı olan ya da sık sık farklı kişilerden para alıp gönderen bir müşteri, gelir seviyesi iyi olsa bile riskli kabul edilebiliyor. Bu, şube müdürünün kişisel kararı değil; sistemin ürettiği risk skorunun bir sonucu." Türkiye'deki bankalar, Merkez Bankası Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosu (KKB) verilerinin yanı sıra, kendi iç uyum birimleri aracılığıyla şüpheli işlemleri finansal istihbarat birimlerine bildirmekle de yükümlü tutuluyor.
Gelir ile harcama uyumu puanlanıyor
Teknolojik imkanlar sayesinde bankalar artık müşterilerin finansal alışkanlıklarını detaylı bir şekilde modelleyebiliyor. Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, sürece ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Kredi notu yüksek olan kişiler dahi, hesap kullanım biçimleri sebebiyle kredi veya kredi kartı başvurularında olumsuz sonuçla karşılaşabiliyor. Düzenli gelir, öngörülebilir harcamalar ve tutarlı para akışı düşük riskli kabul edilirken, gelirle uyumsuz harcamalar ve riskli olarak sınıflandırılan sektörlerle temas, kredi değerlendirmesinde dezavantaj oluşturuyor."
Büyük veri analizi yoluyla yapılan bu işlemlerde; gelirle örtüşmeyen harcama kalemleri ve sanal bahis gibi sürdürülebilir gelir yapısına aykırı faaliyetler, kredi skorunu doğrudan aşağı çekiyor. Bankacılık kaynakları, birçok tüketicinin farkında olmadan gerçekleştirdiği hesap trafiği nedeniyle "kredi verilemez" listelerine dahil edildiği konusunda uyarıda bulunuyor.