İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) katılımcılara seslenen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, küresel sistemin kuralsızlığa doğru sürüklendiğini belirtti. Uluslararası hukukun ihlal edildiği ve emperyalist emellerin yeniden canlandığı bir dönemden geçildiğini kaydeden Macron, Rusya'nın Ukrayna'da sürdürdüğü savaşın dördüncü yılına girmek üzere olduğunu ve bu durumun küresel yönetişimdeki eksikliğin en somut örneği olduğunu ifade etti. Orta Doğu ve Afrika’daki çatışmalara da değinen Macron, dünyanın kolektif bir yönetimden uzaklaştığı uyarısında bulundu.
Macron’dan Trump’a gönderme
Konuşmasında Donald Trump’ın adını doğrudan telaffuz etmemesine rağmen konuya mesafeli durmayan Macron, sözlerine “Barış, istikrar ve öngörülebilirlik zamanı” diyerek başladı. Bu ifadelerin salonda gülüşmelere yol açmasının ardından Macron, dünyanın bir “istikrarsızlık ve dengesizlik” dönemine girdiğini, çatışmaların ise artık “normalleştiği” tespitinde bulundu. 2025 yılının çok sayıda savaşla geride kaldığını hatırlatan Macron, “Bazılarının çözüldüğünü duyuyorum” ifadelerini kullanarak Trump’a dolaylı bir göndermede bulundu. Konuşmasının kapanışında tonunu sertleştiren lider, “Yeni bir emperyalizm ya da yeni bir sömürgecilik zamanı değil. Küresel sorunları çözmek için işbirliği zamanı. Zorbalara değil, saygıya değer veriyoruz. Hukukun üstünlüğünü, kaba güce tercih ediyoruz” diyerek mesajını tamamladı.
“ABD Avrupa’yı kendisine bağımlı kılmayı hedefliyor”
Kolektif yönetişimin zayıflamasının işbirliği yerine sert bir rekabeti beraberinde getirdiğini dile getiren Macron, ABD'nin bu süreçteki tutumunu eleştirdi. Washington’ın Avrupa’yı kendisine bağımlı kılmayı ve zayıflatmayı hedeflediğini öne süren Fransız lider şu ifadeleri kullandı:
"Rekabet çerçevesinde ABD, ihracat çıkarlarımızı zayıflatan ticaret anlaşmaları ve azami tavizler talep ederek açık bir şekilde Avrupa'yı zayıflatmayı ve kendisine tabi kılmayı hedefliyor. Buna, esasen kabul edilemez olan ve özellikle ülkelerin toprak bütünlüğü ve egemenliğine karşı baskı aracı olarak kullanıldığında daha da sorunlu hale gelen, bitmek bilmeyen yeni gümrük tarifeleri ekleniyor."
Grönland'da ortak tatbikat kararı
Küresel ortamın sertleştiği bu dönemde Fransa ve Avrupa'nın çok taraflılığı savunması gerektiğini belirten Macron, bunun güç kullanımına karşı çıkan herkesin ortak çıkarına olduğunu söyledi. Macron, bu ilkeler çerçevesinde Danimarka'ya destek vermek amacıyla Grönland'daki ortak askeri tatbikata katılma kararı aldıklarını duyurdu.
"Bu ilkeler doğrultusunda kimseyi tehdit etmeden, yalnızca başka bir Avrupalı müttefikimiz olan Danimarka'yı desteklemek amacıyla Grönland'daki ortak tatbikata katılmaya karar verdik."
“Öncelik küresel ekonomik dengesizliklerle mücadele olmalı”
Ticaret savaşlarının ve korumacı politikaların sadece kayıp üreteceğini vurgulayan Macron, önceliğin küresel ekonomik dengesizliklerle mücadele olması gerektiğini belirtti. Mevcut sorunların temelinde ABD'deki aşırı tüketim, Çin'deki yetersiz tüketim ve aşırı yatırım ile Avrupa'daki yetersiz yatırım ve rekabet gücü eksikliğinin yattığını savunan Macron, her aktörün kendi ajandasını bu gerçeklere göre belirlemesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa pazarının korunması ve ticaret bazukası
Avrupa'nın ticaret politikalarında "saf" davrandığını ifade eden Macron, kıtanın herkese açık bir pazar olduğunu ancak diğer büyük güçlerin benzer bir yaklaşım sergilemediğini belirtti. Çin ve ABD pazarlarına erişimin Avrupa kadar kolay olmadığını söyleyen Macron, AB'nin kendi şirketlerini koruyamadığına dikkat çekti.
ABD'nin tutumuna karşı "ticaret bazukası" olarak nitelendirilen ekonomik misilleme mekanizmasının aktif hale getirilmesini isteyen Macron şu açıklamada bulundu:
"Avrupa'nın çok güçlü ekonomik araçları bulunuyor ve bize saygısızlık edildiğinde ve oyunun kurallarına uyulmadığında bunları kullanmalıyız. Avrupa'nın zorlama karşıtı aracı güçlü bir enstrüman ve bugünün zorlu ortamında onu devreye sokmaktan çekinmemeliyiz."
Çin yatırımları ve teknoloji transferi beklentisi
Çin ile ilişkilere de değinen Macron, doğrudan yatırımlara karşı olmadıklarını ancak bu yatırımların Avrupa'nın büyümesine ve teknoloji transferine katkı sağlaması gerektiğini ifade etti. Avrupa standartlarına uymayan ve yüksek sübvansiyonlu ürünlerin ithalatına ihtiyaç duymadıklarını belirten lider, 2026 yılı hedeflerinin daha bağımsız ve güçlü bir Avrupa inşa etmek olduğunu dile getirdi.
"Daha fazla büyüme ve istikrara ihtiyacımız var. Zorbalık yerine saygıyı, siyasallaşma yerine bilimi, vahşet yerine hukukun üstünlüğünü tercih ediyoruz."
Avrupa ekonomisi için sadeleştirme reçetesi
Panel bölümünde Avrupa ekonomisinin ABD karşısındaki durumuna ilişkin soruları yanıtlayan Macron, bürokratik süreçlerde yapılacak büyük çaplı bir sadeleştirme paketinin seyrini değiştirebileceğini belirtti. Çin'in 2025 yılında dünya genelinde 1 trilyon dolara ulaşan rekor bir ticari fazla verdiğini hatırlatan Macron, bu fazlanın üçte birinin ABD, üçte birinin Avrupa ve kalan kısmının dünyanın geri kalanıyla oluştuğunu ifade etti.
Müttefikler arası gümrük tarifesi eleştirisi
Almanya ve Çin arasındaki ticaret dengesinin ilk kez Almanya aleyhine açık verdiğini kaydeden Macron, bu durumun Avrupa için stratejik bir sorun olduğunu vurguladı. Müttefikler arasında gümrük tarifelerinin uygulanmasının mantıksız olduğunu savunan Macron sözlerini şöyle tamamladı:
"Tarifelerin olması, yani bölünmüş olmak, hatta mevcut durumda ilave tarifelerle tehdit edilmek mantıklı değil. Bizim için asıl çılgın olan şey ise, ABD'nin ilave tarifeler getirmesi durumunda ilk kez ABD'ye karşı zorlama karşıtı aracı kullanmak zorunda bırakılacak olmamız. Bunu hayal edebiliyor musunuz? Bu çılgınlık. Buna üzülüyorum ama öngörülmezliğin ve gereksiz saldırganlığın sonucu bu. Dolayısıyla yapmamız gereken, hepimizin sakin kalması."