Kayseri’de yaşanan sıra dışı olay, ekonomik krizin sosyal ilişkiler üzerindeki etkisini çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi. Geçmişte akrabasının düğününde çeyrek altın takan bir vatandaş, kendi düğününde karşılık alamayınca soluğu icra dairesinde aldı. "Karşılıklılık esasına dayalı hibe" savunmasıyla başlatılan takip sonucunda, takılmayan altının bedeli icra yoluyla tahsil edildi.
"Karşılıklılık" esasına dayalı hukuk hamlesi
Kayseri’de yaşayan ve ismi açıklanmayan bir vatandaş, düğün geleneklerini hukuki bir zemine taşıdı. Akrabasının düğününde taktığı çeyrek altının karşılığını göremeyince, Kayseri Genel İcra Dairesi üzerinden icra takibi başlattı. Alacaklı kişi, düğün takılarının sadece bir hediye değil, ileride karşılık beklenen bir tür "şartlı hibe" olduğunu iddia ederek altının güncel piyasa değeri üzerinden ödenmesini talep etti.

İtiraz gelmeyince borç kesinleşti
NTV’nin aktardığı bilgilere göre sürecin kaderini, borçlu konumundaki akrabanın tutumu belirledi. İcra dairesinden gönderilen ödeme emrine yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmaması üzerine, takip hukuken kesinleşmiş oldu. Borçlu akraba sessiz kalınca, icra dairesi çeyrek altının güncel piyasa değeri üzerinden hesaplanan tutarı tahsil ederek alacaklıya ödedi.

Çeyrek altın fiyatları ilişkileri zorluyor
Olayın yaşandığı dönemde çeyrek altının 12 bin TL bandını aşmış olması, geleneksel takı merasimlerinin maddi yükünü bir kez daha gündeme getirdi. Eskiden "çam sakızı çoban armağanı" olarak görülen takılar, artan hayat pahalılığıyla birlikte artık icra dairelerinin konusu olan birer "alacak kalemine" dönüşmeye başladı. Bu karar, Türkiye'de düğün takılarıyla ilgili benzer anlaşmazlıklar için ilginç bir emsal teşkil edebilir.





