Dünya

Dünyanın en soğuk şehri: Yakutsk’ta insanlar nasıl yaşıyor?

Rusya'ya bağlı Yakutistan'ın başkenti Yakutsk, dünyanın en soğuk sürekli yerleşim alanı olarak biliniyor. Kışın sıcaklık eksi 60 dereceye kadar düşerken, hayat buna göre şekilleniyor.

Abone Ol

Sibirya’nın doğusunda, Rusya Federasyonu’na bağlı Yakutistan yani Saha Cumhuriyeti, insanın doğayla mücadelesinin en çarpıcı örneklerinden biri. Bölgenin başkenti Yakutsk ise bu mücadelenin tam merkezinde duruyor. Kış aylarında termometrelerin düzenli olarak eksi 40-50 dereceleri gösterdiği bu şehir, boşuna “dünyanın en soğuk büyük şehri” olarak anılmıyor. Peki, böyle bir yerde hayat gerçekten nasıl akıyor?

Kış boyunca arabalarını çalışır halde bırakıyorlar

Yakutsk’ta kış, bizim bildiğimiz kışlardan değil. Eylül ayında başlıyor ve neredeyse nisan sonuna kadar sürüyor. Bu uzun ve sert dönemde sıcaklık çoğu zaman eksi 40 derecenin altına düşüyor. Günlük yaşam da haliyle bu şartlara göre şekillenmiş durumda. Örneğin, burada arabanızı park edip kapatmak büyük bir risk. Motor durursa donabilir ve bir daha çalışmayabilir. Bu yüzden pek çok kişi, araçlarını kış boyunca çalışır halde bırakıyor.

Soğuk sadece araçları değil, teknolojiyi de zorluyor. Telefonlar, kameralar ve piller açık havada birkaç dakika içinde işlevini yitirebiliyor. Şehir altyapısı da bu gerçeklik üzerine kurulmuş. Su boruları yerin altından değil, üstünden geçiriliyor. Binalar ise toprağın hiç çözülmediği permafrost tabakasına doğrudan oturtulmuyor; özel kazıklar üzerine inşa ediliyor. Giyim ise hayati bir mesele. Kürk şapkalar, kalın parkalar ve yalıtımlı botlar olmadan dışarı adım atmak neredeyse imkânsız.

Yazla kış arasında 90 derece fark

Yakutsk’u sıra dışı kılan bir başka özellik ise yaz ve kış arasındaki inanılmaz sıcaklık farkı. Kışın eksi 60 dereceleri gören şehirde, yaz aylarında termometreler +30 derecenin üzerine çıkabiliyor. Neredeyse 90 dereceyi bulan bu fark, dünyanın çok az yerinde görülüyor. Yaz kısa ama yoğun geçiyor. Doğa hızla yeşilleniyor, şehir canlanıyor. Bu dönemde düzenlenen Yhyakh Festivali ise Saha Türklerinin baharın gelişini ve doğanın uyanışını kutladığı en önemli geleneklerden biri. At yetiştiriciliğinden halk oyunlarına kadar pek çok kültürel unsur bu festivalde bir araya geliyor.

İklim değişikliğinin tehlikeli sinyali

Ancak Yakutistan sadece aşırı soğuğuyla değil, iklim değişikliğinin etkileriyle de dikkat çekiyor. Bilim insanlarına göre bölge, adeta bir “erken uyarı sistemi” gibi çalışıyor. Yıllardır donmuş halde kalan permafrost tabakası, artan sıcaklıklarla birlikte çözülmeye başladı. Bu durum, binalardan yollara kadar tüm altyapıyı tehdit ediyor. Daha da önemlisi, çözülmeyle birlikte toprağın içinde hapsolmuş metan ve karbondioksit açığa çıkıyor. Bu gazlar küresel ısınmayı hızlandırarak tehlikeli bir döngüyü besliyor. Bu nedenle Yakutistan, iklim bilimcilerin yakından izlediği kritik bölgelerden biri.

Saha Türklerinin bin yıllık uyumu

Bu zorlu coğrafya, yüzyıllardır Saha Türklerinin vatanı. Yakutlar; at ve ren geyiği yetiştiriciliği, balıkçılık gibi geleneksel geçim yollarıyla doğayla uyum içinde yaşamayı başarmış. Türk dil ailesine mensup dilleri ve Olunho destanları gibi güçlü bir sözlü edebiyat geleneği var. Sert iklim, kültürlerini de şekillendirmiş; dayanışma, misafirperverlik ve doğaya saygı bu toplumun temel değerleri arasında yer alıyor.

Bugün Yakutsk’ta modern şehir hayatı ile geleneksel yaşam yan yana duruyor. Üniversiteler, tiyatrolar ve müzelerle dolu şehirde yaklaşık 330 bin kişi yaşıyor. Yakutistan, insanın en uç doğa koşullarında bile yaşam kurabileceğini ve bu yaşamın bir kültüre dönüşebileceğini gösteren canlı bir örnek olarak varlığını sürdürüyor.