ABD'de küçük yaştaki çocuklara yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı oluşturma suçlamalarıyla yargılanırken 2019 yılında cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’in, faaliyetlerine dair delilleri gizlemek amacıyla kapsamlı bir depolama stratejisi yürüttüğü anlaşıldı. The Telegraph tarafından elde edilen finansal kayıtlar ve e-posta yazışmaları, Epstein’in Florida’daki ikametgahından ve Karayipler’deki özel adasından çıkarılan hassas materyalleri korumak için özel dedektifler ve gizli kiralık alanlar kullandığını gösteriyor.
Özel dedektifler delilleri kaçırmak için görevlendirildi
Gazetenin incelediği dökümanlara göre Epstein, Florida’daki malikanesinden bilgisayar ekipmanları ve diğer materyallerin tahliye edilmesi süreci için özel dedektiflere ödemeler gerçekleştirdi. Bu operasyonun temel amacının, adli makamların yürüttüğü soruşturmalar kapsamında söz konusu kanıtlara ulaşmasını engellemek olduğu değerlendiriliyor. Edinilen kredi kartı ekstreleri, Epstein’in ABD genelinde en az 6 farklı depo kiraladığını ve bu süreçlerin 2003 yılından ölümünün gerçekleştiği 2019 yılına kadar kesintisiz devam ettiğini ortaya koydu.

Güvenli mülklerine rağmen harici depolama alanları tercih edildi
Epstein’in Fransa ve ABD’de beş büyük lüks mülke sahip olmasına ve bu konutlarda geniş muhafaza alanları bulunmasına rağmen, neden harici ve gizli depoları tercih ettiği sorusu gizemini koruyor. Belgeler, 2000’li yılların ortasında evine yapılabilecek olası bir polis baskınına dair önceden uyarıldığı izlenimi veren milyarderin, bilgisayarların başka bir noktaya nakledilmesi için dedektiflere on binlerce dolar ödediğini kanıtlıyor. Ayrıca New York’ta da benzer şekilde gizli depolama birimleri açılması için özel talimatlar verildiği kayıtlara geçti.
Karayipler'deki adadan taşınan dijital veriler gündemde
Soruşturma derinleştikçe, Epstein’in çalışanlarının Virjin Adaları’ndaki Little Saint James adasından bilgisayar ve CD’lerin gizli depolara nakledilmesi konusunu müzakere ettikleri belirlendi. Bu dijital materyallerin, ABD hükümeti tarafından daha önce paylaşılan e-posta kayıtlarından çok daha eski tarihlere dayandığı tahmin ediliyor. Konuyla ilgili görüşüne başvurulan Florida’daki eski özel dedektifler, çalışmalarının gizlilik kapsamına girdiğini savunarak bilgi vermeyi reddetti. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ise bu depolara yönelik herhangi bir operasyon yapılıp yapılmadığı yönündeki soruları yanıtsız bıraktı.

Jeffrey Epstein davası
Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunan Epstein’in dava dosyalarında; Prens Andrew, Donald Trump, Bill Clinton, Ehud Barak, Al Gore, Kevin Spacey, Michael Jackson, David Copperfield, Alan Dershowitz ve Bill Richardson gibi dünya çapında tanınan isimler yer almıştı. Kamuoyunda Epstein’in bir "müşteri listesi" olduğu ve suç ortaklarını korumak için öldürüldüğü iddiaları gündeme gelmişse de, FBI ve Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen incelemeler sonucunda böyle bir listenin varlığına dair kanıt bulunamadığı ve olayın intihar olduğu açıklanmıştı.





