Mutfaklarda, banyolarda ve kişisel bakım rutinlerinde her gün kullanılan bazı küçük ev eşyaları, fark edilmeyen ancak ciddi boyutta sağlık riskleri barındırıyor. Yüzeylerdeki veya büyük ev aletlerindeki kirler gözle kolayca ayırt edilebilirken; süngerler, diş ve saç fırçaları mikroskobik ölçekte tehlikeli mikroorganizmaları bünyesinde topluyor. Uzmanlar, bu eşyaların hijyenine dikkat edilmemesinin hayati tehlike arz eden enfeksiyonlara zemin hazırladığı konusunda uyarılarda bulunuyor.

Mutfak süngerleri milyarlarca bakteriye ev sahipliği yapıyor

Kişisel temizlik ve ev hijyeni için kullanılan araçların aslında mikrobiyolojik açıdan en kirli nesneler olduğunu belirten American Society for Microbiology’den Dr. Madeline Barron şu ifadeleri kullandı:

"İnsanlar bu eşyaları hem kendilerini hem de eşyalarını temizlemek için kullanıyor. Ancak, insanların temizlikle ilişkilendirdiği birçok ev eşyası mikrobiyolojik açıdan oldukça kirli."

Yaklaşık 10x15 santimetre boyutlarındaki tek bir mutfak süngerinde 50 milyardan fazla bakteri türü yaşayabiliyor. Süngerlerin gözenekli yapısı ve sürekli nemli kalması, mikroorganizmaların çoğalması için ideal bir ortam sunuyor.

Dr. Barron, sünger mikroflorasında yaygın olarak bulunan Gammaproteobacteria türlerine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Gammaproteobacteria türleri (örneğin Escherichia coli) sünger mikroflorasının yaygın üyeleridir. Gıdalarla bulaşabilen patojenler arasında yer alan Klebsiella pneumoniae de süngerlerde bulunur ve akciğerlerden idrar yollarına kadar çeşitli enfeksiyonlara yol açabilir."

Yapılan araştırmalar; E. coli, Salmonella ve Staph bakterilerinin bu yüzeylerde 16 güne kadar canlı kalabildiğini gösteriyor. Bu patojenler her yıl binlerce can kaybına neden olurken, sadece Staph enfeksiyonlarının 2017 yılında yaklaşık 20 bin ölümle ilişkilendirildiği biliniyor.

Bakteriler sadece birkaç kullanımda eşyaları istila ediyor

Academy of Nutrition and Dietetics tarafından paylaşılan verilere göre, bakteriyel maruziyet sadece iki veya üç kullanımın ardından başlayabiliyor. Kurum, süngerlerin her bir ila iki haftada bir yenisiyle değiştirilmesini tavsiye ederken, oluşan kötü kokunun en belirgin bakteri sinyali olduğunu vurguluyor. Hijyen sağlamak adına süngerlerin ıslak şekilde mikrodalga fırında bir-iki dakika ısıtılması veya bulaşık makinesinin en yüksek sıcaklık ayarında yıkanması etkili yöntemler arasında gösteriliyor. Michigan Eyalet Üniversitesi araştırmacıları ise bir dakika boyunca sıcak su ve yoğun çamaşır suyu çözeltisinde bekletmenin dezenfeksiyon için yeterli olduğunu ifade ediyor.

Diş fırçaları tuvalet kapaklarından daha fazla mikroorganizma barındırıyor

Ağız hijyenini korumak için kullanılan diş fırçaları, ıslak kaldıkları sürece milyonlarca bakteri ve mantarın hedefi haline geliyor. University of Manchester tarafından yapılan bir çalışma, tek bir diş fırçasında 10 milyondan fazla bakteri bulunabildiğini ortaya koydu. British Dental Journal’da 2016 yılında yayımlanan bulgular, bu bakteri yoğunluğunun ortalama bir tuvalet kapağı veya umumi tuvalet zemininden çok daha yüksek olduğunu kanıtlıyor. Diş fırçalarında E. coli ve Klebsiella’nın yanı sıra mantar enfeksiyonu kaynağı Candida ve diş çürümesine yol açan S. mutans gibi patojenlere rastlanıyor. Hindistan'da yürütülen çalışmalar ise kullanılan fırçaların yüzde 70’inin ağır şekilde kontamine olduğunu belgeliyor.

Banyo ortamındaki yerleşim düzeni enfeksiyon riskini tetikliyor

Fırçaların lavabo kenarlarında veya tuvalete yakın noktalarda saklanması, çapraz bulaşma riskini artırıyor. Sifon çekildiğinde havaya karışan dışkı partikülleri fırçalara yerleşebiliyor. American Dental Association, fırçaların mikrodalgada sterilize edilmemesi gerektiğini hatırlatarak; antibakteriyel ağız gargarası veya yüzde 3 hidrojen peroksit çözeltisinde birkaç dakika bekletmeyi öneriyor. Ayrıca fırçaların dik konumda kurumaya bırakılması, tuvalet kapağının sifon öncesi kapatılması ve fırçaların her üç-dört ayda bir değiştirilmesi korunma yöntemleri arasında yer alıyor. Dernek, bakterilerin varlığının her zaman ciddi sağlık sorununa yol açmadığını ancak dezenfeksiyonun bir önlem olarak uygulanabileceğini ekliyor.

Saç fırçaları deri döküntüleri ve yağ ile bakteri üretiyor

Enfeksiyon riski sadece mutfak ve banyoyla sınırlı kalmayıp saç bakım ürünlerine de uzanıyor. Advanced Dermatology & Skin Cancer Associates uzmanları; saç fırçalarında biriken kir, ölü deri hücreleri, saç derisi yağı ve kırık saçların patojenler için besiyeri oluşturduğunu belirtiyor. Dermatolog Purvisha Patel,

"Vücudumuzda doğal olarak yaşayan bakteri, mantar ve akarlar bulunur. Ancak bazı kişiler bu organizmalara daha duyarlıdır"

diyerek Staph bakterisinin fırçalar aracılığıyla kişiden kişiye geçebileceği, ciltte çıban ve iltihaplara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Düzenli bakım saç sağlığı ve hijyen için kritik önem taşıyor

Temizlenmeyen fırçalar, saç derisindeki yağı ve kiri tekrar saça taşıyarak kepek oluşumuna ve saçların daha hızlı yağlanmasına neden oluyor. Kuaför Michael Dueñas, fırçaların her iki haftada bir biriken saçlardan arındırıldıktan sonra ılık sabunlu su veya şampuanla yıkanmasını tavsiye ediyor. Bir diğer sektör profesyoneli Irinel de León ise, "Her kullanım sonrası fırçada biriken saçları temizlemek, genel temizlik sürecini kolaylaştırır ve fırçaların temiz kalmasını sağlar" sözleriyle sürdürülebilir bakımın önemine vurgu yapıyor.