Galata Köprüsü’nde bir kadının balıkçıların kovasındaki balıkları denize boşaltmasıyla başlayan tartışma büyüyor. Sosyal medyada infial yaratan görüntülerde, kadının "Onları özgürleştiriyorum" savunmasına karşı balıkçılar "emek hırsızlığı" suçlamasında bulundu. Tartışmaların odağındaki eylemin yasal karşılığını ise Türkiye Gazetesi’ne konuşan Avukat Gizem Goncagül detaylandırdı.
"Mala zarar verme suçunu oluşturur"
Olayı hukuki açıdan değerlendiren Avukat Gizem Goncagül, yakalanan balıkların artık balıkçının mülkiyetinde olduğunu vurguladı. Goncagül, "Balıkçıların denizden binbir emekle tuttukları balıkları kovalardan alıp denize atmak, Türk Ceza Kanunu kapsamında 'Mala Zarar Verme' suçunu oluşturur. Çünkü bu balıklar artık bir kişinin mülkiyetine girmiştir ve o kişinin tasarrufundadır," dedi.
"4 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açılabilir"
Goncagül, bu tür eylemlerin cezasız kalmayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Eğer balıkçılar şikayetçi olursa, bu kişi hakkında 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açılabilir. Ayrıca bu durum sadece mala zarar verme değil, aynı zamanda kişilerin çalışma hürriyetini engelleme ve huzur ve sükunu bozma suçları kapsamında da değerlendirilebilir."
"Aktivizm başkasının hakkını gasp edemez"
Hukukçu Goncagül, eylemin bir aktivizm biçimi olarak savunulmasının yasalar önünde geçerli olmadığını hatırlattı. Kişilerin sahip olduğu fikir veya inançların, başkalarının mülkiyet hakkına veya emeğine müdahale etme hakkı vermediğini belirten Goncagül, bu olayın emsal teşkil edebileceğini ifade etti.