Haber

Genç yaşta kalp krizi riski neden artıyor?

Kardiyoloji uzmanları, kalp krizinin artık yalnızca ileri yaş hastalığı olmadığını vurguluyor. Prof. Dr. Mehmet Baltalı, gençlerde ani damar tıkanıklığının ölüm riskini artırdığını belirterek sigara, genetik yatkınlık ve metabolik hastalıklara dikkat çekiyor.

Abone Ol

Kardiyoloji uzmanları, kalp krizinin artık sadece bir "yaşlılık hastalığı" olmaktan çıktığını vurguluyor. Eskiden nadir görülen 20'li ve 30'lu yaşlardaki vakaların artışını, damar yapısının erken bozulmasına bağlayan Prof. Dr. Mehmet Baltalı, pıhtının damarı aniden tıkamasının gençlerde geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurduğunu belirtiyor. Kadınlarda menopoz öncesi koruyucu kalkanın devam etmesine rağmen, sigara ve yanlış yaşam alışkanlıklarının bu avantajı ortadan kaldırdığı ifade ediliyor.

Gençlerde kriz neden daha öldürücü?

Haberde paylaşılan en çarpıcı tıbbi detaylardan biri, yaşlı ve genç kalpler arasındaki yapısal fark oldu. Yaşlı bireylerde damarlar yıllar içinde daraldıkça, kalp "köprü damarlar" (kollateral damarlar) geliştirerek kendine alternatif yollar buluyor. Ancak gençlerde bu yedek yollar henüz oluşmadığı için, ana damarda meydana gelen ani bir pıhtı veya tıkanma, kalbin tamamen beslenememesine ve aniden durmasına neden oluyor. Bu durum, gençlerin kriz anında yaşlılara göre neden daha "şanssız" olduğunu açıklıyor.

Risk faktörlerinde ilk üç: Sigara, şeker ve genetik

Uzman isim, genç yaşta kalp sağlığını tehdit eden temel unsurları şöyle sıralıyor:

  • Sigara Tüketimi: Kalp krizi riskini içmeyenlere göre 3 ila 4 kat artırıyor. Gençlerde pıhtılaşmayı tetikleyen en büyük faktör.

  • Genetik Miras: Birinci derece yakınları 60 yaşın altında kalp krizi geçiren bireyler, genetik olarak doğrudan risk grubunda yer alıyor.

  • Metabolik Hastalıklar: Şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve tansiyonun artık çocukluk yaşlarına kadar inmiş olması, damar sertliğini (ateroskleroz) hızlandırıyor.

Sessiz belirtileri görmezden gelmeyin

Genç bireylerin "bana bir şey olmaz" düşüncesiyle belirtileri hafife alması, can kaybı oranını yükselten bir diğer etken. Uzmanlar; sebebi açıklanamayan göğüs ağrısı, ani nefes darlığı, çarpıntı ve aşırı terleme gibi şikayetlerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. Modern dünyanın getirdiği kronik stres, işlenmiş gıda tüketimi ve dijital ekranlara bağlı hareketsiz yaşam, genç kalplerin biyolojik yaşını hızla büyütüyor.