İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, Ayetullah Ali Hamaney’in ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen bir saldırı sonucunda yaşamını yitirdiğini teyit ederek, ülkeyi yönetecek yeni ismi belirlemek üzere Liderlik Konseyi’nin bugün kurulacağını duyurdu. Hamaney'in vefatıyla boşalan dini liderlik makamı için siyasi ve hukuki mekanizmalar süratle işletilmeye başlanırken, devlet televizyonu aracılığıyla kamuoyuna seslenen Laricani, geçiş sürecine dair önemli detaylar paylaştı.

Ali Laricani İsrail ve ABD’ye yönelik sert mesajlar verdi

Devlet televizyonundaki konuşmasında saldırının faillerini hedef alan Ali Laricani, İsrail’in asıl amacının İran’ın toprak bütünlüğünü parçalamak olduğunu belirtti. Laricani, "ABD ve İsrail, Hamaney’i öldürerek İran halkının kalbini yaktı, biz de onların kalbini yakacağız" ifadelerini kullanarak, ülkenin birliğine yönelik hiçbir girişime taviz verilmeyeceğini ve silahlı kuvvetlerin bu süreçte tam yetkiyle donatıldığını belirtti.

Üç kişilik geçici yapı yeni lider seçilene kadar görevi devralıyor

İran Anayasası’nın 111. maddesinde yer alan hükümler gereği, dini liderin vefatı durumunda halefin belirlenmesi görevi Uzmanlar Meclisi’ne ait bulunuyor. Bu seçim süreci tamamlanana kadar ülkeyi; Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Anayasayı Koruyucular Konseyi’nden bir fakihin dahil olduğu üç kişilik geçici bir konsey yönetecek. Laricani, söz konusu Liderlik Konseyi’nin tesis edilmesi amacıyla dün bir hazırlık toplantısı gerçekleştirdiklerini ve konseyin bugün itibarıyla resmen kurulacağını ifade etti.

Yeni dini liderin kim olacağına dair kulislerde üç isim öne çıkıyor

Hamaney sonrası dönemde makama kimin geçeceği sorusu hem ülke içinde hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Siyasi kulislerde Ayetullah Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in adı sıklıkla telaffuz edilirken, Hasan Humeyni ve Ali Laricani gibi figürler de en güçlü adaylar arasında değerlendiriliyor. Uzmanlar, dini liderlik için "Ayetullah"lık mertebesinin mutlak bir ön şart olmadığını, Ali Hamaney’in de seçildiği dönemde bu unvana sahip olmadığını ancak kısa sürede makama uygun şekilde yükseltildiğini hatırlatarak aday yelpazesinin genişleyebileceğine dikkat çekiyor.

Müctaba Hamaney babasının mirasını devralabilir mi

Hamaney’in ardından ismi en çok zikredilen figürlerin başında oğlu Müctaba Hamaney geliyor. POLITICO tarafından aktarılan bilgilere göre Müctaba Hamaney, babasının finansal varlıklarının yönetiminde kritik sorumluluklar üstlenen ve perde arkasında ciddi bir nüfuzu bulunan bir isim olarak nitelendiriliyor. Öte yandan, Hamaney’in geçtiğimiz haziran ayında yaşanan 12 günlük savaş sürecinde, kendi makamı için üç potansiyel halef belirlediği iddiaları da gündemdeki yerini koruyor.

Analistler Ali Laricani’nin diplomatik tecrübesine ve nükleer geçmişine vurgu yapıyor

Analist Dr. Küçük’e göre, Ali Laricani ismi nükleer müzakerelerdeki aktif rolü ve diplomatik birikimiyle diğer adaylar arasından sıyrılıyor. Laricani’nin merhum lider Hamaney ile olan yakın mesaisinin önemine değinen Dr. Küçük şu sözlerle durumu analiz ett:

“En kuvvetli aday olarak Laricani’nin ismi geçiyor. İran’ın hem nükleer pazarlık süreçlerinde görev almış olması hem de diplomatik deneyimi onu öne çıkarıyor.”

Seçim sürecinde son sözü 88 üyeli Uzmanlar Meclisi söyleyecek

İran’ın yeni dini liderini seçme yetkisine sahip olan 88 üyeli Uzmanlar Meclisi, anayasal sürecin nihai karar vericisi konumunda bulunuyor. Meclis üyelerinin büyük çoğunluğunun Ali Hamaney’in görev süresi boyunca seçilmiş isimlerden oluşması, yeni liderin Hamaney’in siyasi ve dini çizgisine sadık bir isim olacağı yönündeki beklentileri kuvvetlendiriyor.

Liderlik için ismi zikredilen diğer isimler kimler?

Bu noktada birkaç isim daha ön plana çıkıyor. Bunlardan biri olan Alireza Arafi, Uzmanlar Meclisi Başkan Yardımcısı ve Koruyucular Konseyi üyesi olarak görev yapıyor. Aynı zamanda İran ilahiyat sisteminin başında bulunan Arafi hakkında Orta Doğu Enstitüsü’nden Alex Vatanka, Hamaney’in ona hassas görevler vererek "bürokratik yeteneklerine büyük güven duyduğunu" gösterdiğini belirtiyor. Ancak Arafi’nin güvenlik birimleriyle zayıf bağları ve siyasi ağırlığının azlığı bir dezavantaj olarak görülüyor.

Muhafazakar ve ılımlı isimler arasında denge arayışı sürüyor

Adaylar arasında yer alan Uzmanlar Meclisi üyesi Muhammed Mehdi Mirbagheri, Batı karşıtı sert tutumuyla tanınıyor. IranWire’ın aktardığına göre Mirbagheri, "inananlarla kafirler arasında bir çatışmanın kaçınılmaz" olduğu düşüncesini savunuyor ve şu an Kum'daki İslami İlimler Akademisi'ni yönetiyor. Bir diğer isim ise İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ayetullah Ruhollah Humeyni'nin torunu Hasan Humeyni. Dedesi için inşa edilen türbenin sorumluluğunu yürüten Humeyni, diğer adaylara göre daha az katı bir profil çizse de yönetim kademesi ve güvenlik bürokrasisi üzerinde sınırlı bir etkiye sahip.

Son olarak, Uzmanlar Meclisi birinci başkan yardımcısı Haşim Hosseini Buşehri, Hamaney’e yakınlığı ve veraset kurumlarındaki etkinliğiyle biliniyor; ancak halk nezdindeki profilinin düşük olması dikkat çekiyor.

Abbas Erakçi sistemin isimlerden bağımsız olduğunu vurgulamıştı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, daha önce yaptığı bir açıklamada, olası bir saldırıda Hamaney’in hedef alınması ihtimaline dair sistemin dayanıklılığını savunmuştu. Erakçi şu sözlerle, liderlik değişiminin kurumsal bir mekanizma çerçevesinde hızla çözüleceğini ifade etmişti.

"Bu konuda herhangi bir sorun yok. Yeni bir lidere ihtiyaç duyulursa anında seçilir. Bu bir sistemdir ve köklü bir mekanizmaya dayanır. Halk tarafından destekleniyoruz, hiçbir şey çökmedi."