İran’da hayat pahalılığına tepki olarak başlayan ve kısa sürede ülke geneline yayılan eylemler 14. gününe girdi. ABD merkezli Iran Human Rights Activists News Agency (HRANA) tarafından paylaşılan verilere göre, protestolar 31 eyaletin tamamını kapsayacak şekilde 180 farklı kentte ve toplam 512 noktada devam ediyor. Olayların bilançosu ağırlaşırken, resmi makamlar ölü ve yaralı sayılarına dair henüz bir açıklama yapmadı.
Can kaybı artıyor: Binlerce gözaltı var
Saha raporlarına yansıyan bilgilere göre, şiddet olaylarında şu ana kadar 50 protestocu, 14 güvenlik görevlisi ve hükümetle bağlantısı bulunan bir sivil olmak üzere toplam 65 kişi hayatını kaybetti. Gösteriler sırasında yaralanan onlarca kişinin büyük bir kısmının saçma ve plastik mermilerle hedef alındığı belirtilirken, 2 bin 311 kişinin ise gözaltına alındığı bildirildi.
İletişim ağına 37 saatlik engel
Son üç yılın en geniş kapsamlı eylem dalgasıyla sarsılan ülkede, protestoların koordinasyonunu engellemek amacıyla uygulanan internet kesintisi 37 saattir kesintisiz sürüyor. AFP tarafından doğruluğu teyit edilen video kayıtlarında, göstericilerin Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney aleyhinde sloganlar yükselttiği görülüyor.
Hamaney ve Trump hattında karşılıklı suçlamalar
Dini Lider Hamaney, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada eylemcileri “vandallar” ve “sabotajcılar” olarak tanımladı. Konuşmasında doğrudan ABD’yi hedef alan Hamaney, Donald Trump’ın ellerinin binlerce İranlının kanıyla lekeli olduğunu savundu. Öte yandan ABD Başkanı Trump ise cuma günü yaptığı değerlendirmede İran'ın “büyük bir belada” olduğunu ifade ederek Washington’un süreci takip ettiğini ve ölümcül güç kullanılmaması gerektiğini belirtmişti.
Ekonomik krizden toplumsal patlamaya: Protestolar nasıl başladı?
İran riyalinin döviz karşısında hızla erimesi ve derinleşen ekonomik sorunlar nedeniyle 28 Aralık’ta Tahran Kapalı Çarşı esnafı kepenk kapatarak protestoların fitilini ateşledi. İlk etapta ekonomik taleplerle sınırlı kalan gösteriler, kısa sürede rejim karşıtı bir nitelik kazandı. İran yönetimi olayların arkasında ABD ve İsrail’in bulunduğunu iddia ederek, yargı ve emniyet birimlerinin eylemcilere karşı “hiçbir tolerans göstermeyeceğini” ilan etti.
Mevcut eylemler, 2022 yılında Mahsa Amini’nin ahlak polisi gözetimindeyken hayatını kaybetmesinin ardından patlak veren gösterilerden bu yana ülkede görülen en yaygın kitlesel hareket olarak kayda geçti. Irak sınırındaki Kürt nüfusun yoğun olduğu İlam’dan, Afganistan sınırına yakın Meşhed ve başkent Tahran’a kadar uzanan protestolar, 31 eyalette 100’den fazla şehir ve kasabayı etkisi altına alarak son üç yılın en büyük protesto dalgasını oluşturdu.