İran’da zorunlu başörtüsü kuralına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alınan ve darp edilerek hayatını kaybeden Mahsa Emini’nin yarattığı toplumsal dalgalanma, Rubina Aminiyan’ın ölümüyle yeni bir boyut kazandı. Tahran’daki Shariati Koleji'nde moda tasarımı eğitimi alan 23 yaşındaki Aminiyan, geçtiğimiz perşembe akşamı başkentte düzenlenen geniş katılımlı protestolara katıldığı sırada yaşamını yitirdi. Başörtüsü takmayı reddederek "özgürlük ve kadın hakları" talebiyle binlerce gençle birlikte sokağa çıkan genç kadının ölümü, insan hakları örgütleri tarafından mercek altına alındı.
Arkadan ve yakın mesafeden ateş açıldı
Merkezi Norveç'te bulunan Iran Human Rights (İran İnsan Hakları) örgütü, görgü tanıkları ve aileye yakın kaynaklardan edindiği bilgileri kamuoyuyla paylaştı. Raporda, aslen ülkenin batısındaki Mariwan kentinden olan Aminiyan’ın, güvenlik güçleri tarafından çok yakın bir mesafeden ve doğrudan arkasından başına isabet eden kurşunla hedef alındığı kaydedildi. Örgüt, genç kadının hedef gözetilerek öldürüldüğünü savunarak olayın bir infaz niteliği taşıdığına dikkat çekti.
Aileye gizli defin baskısı iddiası
Aminiyan’ın ailesinin yaşadığı dram, kızlarının cenazesini arama süreciyle devam etti. Kermanşah’tan Tahran’a gelen aile üyelerinin, morglarda "yüzlerce gencin cansız bedeni" arasında Rubina’nın naaşını teşhis etmek zorunda kaldığı açıklandı. Büyük uğraşlar sonucu teslim alınan cenaze memlekete götürüldüğünde ise istihbarat birimlerinin devreye girdiği öne sürüldü. İnsan hakları savunucuları, güvenlik güçlerinin ailenin evini kuşattığını ve naaşın şehir merkezine defnedilmesine izin vermeyerek, Kermanşah ile Kamyaran arasındaki ıssız bir yol kenarında gizlice gömülmeleri için baskı yaptığını bildirdi.
"Kendi hakları için mücadele etti"
CNN’e bir mülakat veren Rubina’nın amcası Nezar Minueyi, yeğeninin karakterini ve mücadelesini şu sözlerle anlattı:
"Onu kontrol edemezdiniz, onun yerine karar veremezdiniz. Doğru bildiği şeyler için mücadele etti. Özgürlük için, kadınların hakları için, kendi hakları için mücadele etti."
Ailesi, Rubina’yı güçlü, cesur ve boyun eğmeyen bir kişilik olarak tanımlarken, genç kadının ölümü sosyal medyada geniş bir dayanışma ağının kurulmasına vesile oldu.
Protestolarda bilanço ağırlaşıyor
ABD merkezli Human Rights Activists (İnsan Hakları Aktivistleri) örgütünün yayımladığı son verilere göre, İran’daki protesto dalgasında bugüne kadar en az 538 kişi yaşamını yitirdi. Hayatını kaybedenlerin 490’ının sivil protestocular olduğu, güvenlik güçlerinin müdahaleleri sonucu 10 bin 600’den fazla kişinin ise gözaltına alındığı resmi olmayan verilerle aktarıldı. Rubina Aminiyan vakasıyla birlikte ülkedeki insan hakları ihlalleri uluslararası toplumun gündemindeki yerini koruyor.