Bristol Üniversitesi öncülüğünde ve ABD’li beslenme uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı çalışma, beslenme tercihlerinin vücudun enerji dengesi üzerindeki etkilerini inceledi. Science Daily’de yer alan araştırma sonuçlarına göre, yalnızca işlenmemiş gıdalarla beslenen katılımcılar, ultra işlenmiş ürünleri tüketenlere kıyasla miktar olarak yüzde 50’den fazla gıda tüketmelerine rağmen, gün sonunda yaklaşık 330 kalori daha az alıyor. Bu durum, beslenme alışkanlıklarındaki değişimin kalori hesabı yapmadan da kilo kontrolüne yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Doğal gıdalar insanlardaki beslenme zekasını harekete geçiriyor

The American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan bulgular, insanların "beslenme zekası" adı verilen doğal bir denge mekanizmasına sahip olabileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, gıdalar doğal formlarındayken bu mekanizmanın çok daha verimli çalıştığını, ancak modern fast food ortamlarında bu dengenin bozulabildiğini ifade ediyor.

Bristol Üniversitesi Deneysel Psikoloji Profesörü Jeff Brunstrom, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"İşlenmemiş gıdalar sunulduğunda insanların hem doyurucu hem de besleyici tercihler yaparken toplam enerji alımını azaltabildiğini görmek heyecan verici. Seçimlerimiz rastgele değil; gıdalar doğal hâlindeyken aslında çok daha dengeli kararlar alıyoruz."

Katılımcılar daha fazla porsiyon tüketmesine rağmen daha az kalori alıyor

Çalışma kapsamında, ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri’nden (NIH) Dr. Kevin Hall tarafından daha önce yürütülen ve işlenmiş gıdaların aşırı yeme ile kilo artışına neden olduğunu gösteren klinik veriler yeniden analiz edildi. Yeni yapılan inceleme, tam gıdalarla beslenenlerin neden daha büyük porsiyonlar tüketip daha az enerji aldıklarını detaylandırdı.

Gözlemlere göre, işlenmemiş diyet uygulayan katılımcılar meyve ve sebze tüketimlerini belirgin şekilde artırarak zaman zaman birkaç yüz gram taze ürün tüketti. Bu süreçte biftek, makarna ve krema gibi yüksek kalorili seçeneklerden uzak duran katılımcılar, ağırlık bazında yüzde 57 oranında daha fazla gıda tüketmiş oldu.

Mikro besin dengelemesi sayesinde vitamin ve mineral eksiklikleri önleniyor

Araştırmacılar, diyetlerin besin değerlerini analiz ettiklerinde meyve ve sebze çeşitliliğinin kritik bir rol oynadığını belirledi. Bu besinlerin, yalnızca yüksek kalorili tam gıdalarla beslenilmesi durumunda ortaya çıkabilecek vitamin ve mineral açıklarını kapattığı görüldü.

The Dorrito Effect ve The End of Craving kitaplarının yazarı ve çalışmanın ortak yazarı Mark Schatzker şu açıklamada bulundu:

"Katılımcılar yalnızca yüksek kalorili gıdaları tüketseydi, önemli vitamin ve mineral eksiklikleri ortaya çıkacaktı. Bu mikro besin eksikleri, düşük kalorili meyve ve sebzelerle giderildi."

Araştırma ekibi bu durumu, vücudun enerji yoğun gıdalar yerine mikro besin açısından zengin gıdalara öncelik vermesi olarak tanımlanan "mikro besin dengelemesi" şeklinde isimlendiriyor.

Ultra işlenmiş gıdalar vücudun kalori ve besin dengesini bozuyor

İncelemeler, ultra işlenmiş gıdaların vücudun doğal dengesini farklı bir şekilde etkilediğini gösterdi. Bu gıdalar genellikle "boş kalori" olarak bilinse de, yapılan analizler bu ürünlerin vitamin takviyeleri sayesinde bazı mikro besin ihtiyaçlarını karşılayabildiğini ortaya koydu. Örneğin, pankek gibi kalorisi yüksek ürünlerin en fazla A vitamini sağlayan kaynaklar arasında yer aldığı, oysa işlenmemiş diyetlerde bu vitaminin ıspanak ve havuç gibi düşük kalorili besinlerden alındığı saptandı.

Dr. Annika Flynn, bu durumun ultra işlenmiş gıdaların hem yüksek enerji hem de mikro besinleri aynı anda sunması nedeniyle kalori fazlalığına yol açabildiğini belirtti. Flynn, tam gıdaların ise düşük kalorili ve yüksek enerjili seçenekler arasında doğal bir rekabet oluşturarak insanları meyve ve sebzeye yönlendirdiğini ve dengeyi yeniden kurduğunu ifade etti.

Modern beslenme alışkanlıklarında aşırı yemekten ziyade gıda seçimi önem taşıyor

Prof. Brunstrom’a göre, modern dünyadaki asıl sorun sadece aşırı yemek olmayabilir. Brunstrom, tam gıda diyeti uygulayanların işlenmiş gıda tüketenlerden çok daha fazla miktarda yemek yediğini, ancak düşük kalorili ve besleyici seçimler yaptıkları için toplam enerji alımlarının düştüğünü vurguladı. Ultra işlenmiş gıdalar ise kişileri daha az miktarda tüketilse dahi daha yüksek enerji alımına neden olan kalorili seçeneklere sevk ediyor.

Bristol Üniversitesi tarafından yürütülen bir diğer çalışma ise menü düzenlemeleri gibi küçük müdahalelerin bile tercihler üzerinde etkili olduğunu kanıtladı. Haftalık menülerde sağlıklı ve çevre dostu yemeklerin sıralamasının değiştirilmesinin, katılımcıların bu seçeneklere daha sık yönelmesini sağladığı kaydedildi.