Kuzey Kore'den sızan yeni tanıklıklar, Kim Jong-un yönetiminin Güney Kore kültürüne karşı yürüttüğü savaşın kan donduran boyutlarını ortaya koydu. 2020 yılında yürürlüğe giren ve Güney Kore içeriklerini "devrimci duyguları felç eden çürümüş bir ideoloji" olarak tanımlayan yasa, ülkede adeta bir "insan avı" başlatmış durumda. Uluslararası Af Örgütü’nün yayımladığı raporlar, rejimin sadece yasaklamakla kalmayıp, infazları bir "eğitim aracı" olarak kullandığını gösteriyor.
İnfazları sınıf arkadaşlarına izletiyorlar
Kaçmayı başaran tanıkların ifadelerine göre, 16 ve 17 yaşlarındaki öğrenciler, Güney Kore dizisi izledikleri gerekçesiyle halka açık alanlarda infaz ediliyor. Rejim, "ideolojik eğitim" adı altında diğer okul çocuklarını da bu infazları izlemeye zorluyor. Tanıklardan 40 yaşındaki Kim Eunju, yaşadığı travmayı "Bize her şeyi izlettiler. Bu bir beyin yıkama seansıydı" sözleriyle aktarırken, çocukların "Güney Kore dizisi izleyenlerin sonunu görmeleri" için infaz alanlarına sınıflar halinde götürüldüğü belirtiliyor.

Parası olan kurtuluyor: 10 bin dolarlık yaşam hakkı
Af Örgütü Bölge Direktör Yardımcısı Sarah Brooks, rejimin uyguladığı bu baskının büyük bir yolsuzluk ağıyla desteklendiğine dikkat çekti. Tanıklıklar, sistemin adaletsizliğini gözler önüne seriyor: Yakalanan bir gencin ailesi nüfuzluysa veya 5 bin ile 10 bin dolar arasında rüşvet verebiliyorsa çocuk idamdan kurtulabiliyor. Ancak parası olmayan dar gelirli ailelerin çocukları ya kurşuna diziliyor ya da işkence, açlık ve zorunlu kürtajla anılan "yeniden eğitim" kamplarına mahkum ediliyor.

Evlerde "109. Birim" korkusu
Ülkede "109. Birim" olarak bilinen özel kolluk kuvvetleri, USB belleklerde saklanan 'Squid Game' gibi yapımları bulmak için evlere ve sokaklara baskınlar düzenliyor. Sistemin ikiyüzlülüğünü anlatan bir tanık, "Parti yetkilileri gururla, güvenlik ajanları gizlice izliyor; cezayı ise sadece halk çekiyor" diyerek, yasakların sadece savunmasız vatandaşlar için geçerli olduğunu vurguluyor. Güney Kore içeriği bulundurmanın cezası 15 yıla kadar zorunlu çalışma iken, bu içeriklerin dağıtımını yapmanın cezası doğrudan idam olarak uygulanıyor.





