Sosyal medya dünyasının dev isimleri, gençlerin ruh sağlığını kasten tehlikeye attıkları ve bağımlılık yapıcı mekanizmalar kurdukları suçlamasıyla Los Angeles Yüksek Mahkemesi'nde yargılanıyor. Açılış savunmalarının yapıldığı davada, teknoloji şirketlerinin kullanıcıları platformda tutmak için kullandığı yöntemler ve bu süreçteki kurumsal stratejiler masaya yatırılıyor. Kamuoyunun yakından takip ettiği süreç, 20 yaşındaki K.G.M. isimli genç kadının çocukluk döneminde başlayan platform kullanımının ağır sonuçlar doğurduğu iddiasıyla başlattığı hukuki mücadelenin fitilini ateşledi.
Şirketlerin platform tasarımları kumarhane yöntemlerine benzetiliyor
Davacı tarafın hukuk temsilcisi Mark Lanier, jüri üyelerine yönelik gerçekleştirdiği hitabında, söz konusu platformların çalışma prensiplerini sert bir dille eleştirdi. Şirketlerin, çocukların zihinsel yapılarını bağımlılık döngüsüne sokmak amacıyla özel olarak geliştirilmiş sistemler kurduğunu belirten Lanier, bu durumun bilinçli bir tercih olduğunu savundu.
Hukuki süreçte, sosyal medya platformlarının barındırdığı risklere karşı kullanıcılara yeterli bilgilendirme yapılmadığı tezi savunulurken, Mark Lanier süreci şu sözlerle özetledi:
"Bu şirketler çocukların beyinlerini bağımlı hale getirmek için tasarlanmış makineler kurdu ve bunu bilerek yaptılar."
Davacı taraf, aşırı sosyal medya kullanımının müvekkilindeki depresyonu derinleştirdiğini ve intihar eğilimlerini artırdığını iddia ediyor. Öte yandan, başlangıçta davanın tarafı olan TikTok ve Snap Inc. şirketleri, yargılama safhasına geçilmeden önce davacı ile uzlaşma yoluna gitmeyi tercih etti.
Zuckerberg’in e-posta yazışmaları stratejik hedefleri ortaya koyuyor
Mahkeme kayıtlarına giren ve 2015 yılına ait olduğu belirtilen bir e-posta, Meta CEO'su Mark Zuckerberg'in platformda geçirilen zamanı artırmaya yönelik hedeflerini gün yüzüne çıkardı. İddiaya göre Zuckerberg, ilgili yazışmada platformlarda geçirilen sürenin yüzde 12 oranında artırılması talimatını verdi. Davacı avukatları, bu verinin kullanıcıları daha uzun süre ekran başında tutmanın şirket için öncelikli bir strateji olduğunun kanıtı olduğunu ileri sürüyor.
Alphabet Inc. bünyesindeki YouTube cephesinde ise iddialar reklam gelirleri üzerine yoğunlaşıyor. Şirketin, ticari açıdan en değerli kitle olarak gördüğü genç kullanıcı grubunu elde tutmak ve bu yolla reklam kazançlarını maksimize etmek için özel hedefleme stratejileri uyguladığı mahkeme gündemine taşındı.
Savunma tarafı ruh sağlığı sorunlarının çok boyutlu olduğunu ileri sürüyor
Suçlamalara yanıt veren Meta'nın avukatı Paul Schmidt, davacı K.G.M.'nin yaşadığı psikolojik rahatsızlıkların yalnızca Instagram kullanımıyla açıklanamayacağını savundu. Schmidt, genç kadının geçmişinde ihmal, ailevi problemler, akran zorbalığı ve erken yaşta alınan terapi gibi pek çok farklı risk faktörünün bulunduğunu dile getirdi.
Platformun bu tablodaki etkisinin belirleyici olup olmadığının tartışılması gerektiğini vurgulayan savunma makamı, bireysel yaşam koşullarının etkisine dikkat çekti. Mahkeme süreci boyunca uzmanların, ailelerin ve üst düzey yöneticilerin tanıklığına başvurulacak. Toplamda altı hafta sürmesi öngörülen yargılamada Mark Zuckerberg'in de kürsüye çıkarak ifade vermesi planlanıyor.
Mahkemeden çıkacak karar binlerce benzer dava için belirleyici olacak
Los Angeles'ta süregelen bu davanın neticesi, ABD genelinde benzer gerekçelerle hazırlanan binlerce hukuki dosya için emsal teşkil etme potansiyeli taşıyor. Sosyal medya platformlarının mimari yapılarının "tasarım gereği zararlı" olup olmadığına yönelik hukuki bir karara varılması, teknoloji sektörünün gelecekteki operasyonel standartlarını temelden değiştirebilir.