Gündem

MSB’den NATO karargâhları tartışmasına yanıt: “Montrö’den taviz yok”

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İstanbul Boğazı’nda kurulması planlanan Deniz Unsur Komutanlığı ile Adana’da kurulacak Çok Uluslu Kolordu Karargâhı hakkında kamuoyunda gündeme gelen tartışmalara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.

Abone Ol

Bakanlık, söz konusu projelerin Türkiye’nin ulusal güvenlik öncelikleri ve uluslararası yükümlülükleri çerçevesinde yürütüldüğünü vurguladı. MSB açıklamasında, son dönemde bazı medya organları ve sosyal medya platformlarında NATO faaliyetleri, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu ve Karadeniz’deki askeri girişimlere dair eksik ya da hatalı bilgiler üzerinden değerlendirmeler yapıldığına dikkat çekildi. Bu kapsamda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin esas olduğu belirtilirken, savunma ve güvenlik alanındaki çalışmaların ilgili kurumlarla koordineli şekilde yürütüldüğü ve süreç tamamlandıktan sonra milli güvenliği zedelemeyecek ölçüde şeffaf biçimde paylaşıldığı ifade edildi.

MSB: “Montrö Sözleşmesi temel alınmaya devam ediyor”

Bakanlık, Karadeniz güvenlik stratejisinin temelinde Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin sağladığı denge ve istikrarın yer aldığını vurgulayarak, “Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi’nden taviz verilmesi söz konusu değildir” ifadelerine yer verdi. Türkiye’nin Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin öncelikli rol üstlenmesi gerektiği yönündeki yaklaşımını sürdürdüğü belirtilirken, bu politikanın bölgenin geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmesini engellediği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca Türkiye’nin Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uyguladığı ve bu sayede çatışmanın deniz boyutunda yayılmasının önüne geçildiği hatırlatıldı. Artan jeopolitik risklere rağmen Türkiye’nin bölgedeki istikrarı koruma, gerilimi tırmandırmama ve güvenliği öncelikle kıyıdaş ülkelerin sağlaması yönündeki tutumunu sürdürdüğü vurgulandı.

Çok uluslu yapı NATO’dan bağımsız

MSB, Ukrayna’da savaşın sona ermesi durumunda devreye alınması planlanan güvenlik düzenlemeleri kapsamında oluşturulan “Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu”nun NATO ile doğrudan bağlantılı olmadığını belirtti. Hâlihazırda 33 ülkenin katılım niyetini açıkladığı bu girişimin, çok uluslu bir yapı olarak kurgulandığı ifade edildi.

Bu kapsamda oluşturulacak Çok Uluslu Ukrayna Kuvveti’nin (MNF-U), Fransa’nın başkenti Paris’te kurulacak operatif karargâh üzerinden yönetilmesinin planlandığı aktarıldı. Deniz Unsur Komutanlığı görevinin ise Türkiye tarafından üstlenileceği belirtilirken, bu görevin temel amacının bölgesel istikrarın korunması, Montrö dengelerinin sürdürülmesi ve kıyıdaş ülkelerin önceliğinin devam ettirilmesi olduğu kaydedildi.

15-16 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen toplantıda Türkiye’nin deniz planlamalarında liderliğini sürdürmesi ve Montrö Sözleşmesi’nin hukuki çerçevesinin esas alınması konusunda mutabakata varıldığı da açıklamada yer aldı. Ayrıca Deniz Unsur Komutanlığı Karargâhı’nın 25 Ağustos 2025 itibarıyla tamamen Türk personelden oluşan çekirdek kadroyla kurulduğu bildirildi. Karargâha 14 ülkenin katkı sunduğu, ancak deniz platformlarına yönelik katkının yalnızca Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından sağlanacağı ifade edildi.

Perinçek hakkında suç duyurusunda bulunuldu

Öte yandan MSB, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen askeri kargo uçağına ilişkin “İsrail tarafından düşürüldü” iddiasına da yanıt verdi. Bakanlık, bu açıklamaların herhangi bir somut veriye dayanmadığını ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon içerdiğini belirtti.

Açıklamada, söz konusu ifadelerin Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef aldığı ve kurumu yıpratmaya yönelik asılsız iddialar içerdiği vurgulandı. Ayrıca kazada şehit olan asker sayısına ilişkin yanlış bilgilerin paylaşılmasının da “vahim ve art niyetli” olduğu ifade edildi.

MSB, düşen C-130 tipi uçakla ilgili teknik incelemenin derhal başlatıldığını ve sürecin tüm yönleriyle titizlikle sürdürüldüğünü açıkladı. Nihai raporun, incelemelerin tamamlanmasının ardından kamuoyuyla paylaşılacağı belirtilirken, konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulduğu ve yasal sürecin başlatıldığı bildirildi.

Bakanlık, milli güvenliği ilgilendiren konularda doğrulanmamış iddialara itibar edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, kamuoyunun yalnızca resmi açıklamaları dikkate almasının önemine dikkat çekti.