İspanyol oyuncu Javier Bardem, sinema dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan Academy Awards töreninde yaptığı açıklamalarla gündeme geldi. Filistin ve Gazze konusundaki duyarlılığıyla bilinen Oscar ödüllü oyuncu, sahnede verdiği mesajla savaş karşıtı bir çağrıda bulundu.

57 yaşındaki Bardem, Hintli oyuncu Priyanka Chopra ile birlikte törende En İyi Uluslararası Film ödülünü vermek üzere sahneye çıktı. İkilinin ödüle aday olan filmleri ve kazanan yapımı açıklamasından önce kısa bir konuşma yapan Bardem, güncel siyasi gelişmelere değinerek savaş karşıtı bir mesaj verdi.

Sosyal medyada gündeme oturdu

Konuşmasında özellikle ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına atıfta bulunan oyuncu, “Savaşa hayır” diyerek uluslararası toplumun çatışmalar yerine barıştan yana tavır alması gerektiğini vurguladı. Bardem’in sahnede yaptığı bu açıklama salonda dikkat çekerken, sosyal medyada da kısa sürede gündem oldu.

Oyuncunun törendeki mesajı yalnızca sözleriyle sınırlı değildi. Bardem’in smokin ceketinin yakasında İspanyolca “Savaşa hayır” anlamına gelen “No a la guerra” yazılı bir rozet taşıdığı görüldü. Bu sembol, Bardem’in uzun yıllardır dile getirdiği savaş karşıtı tutumunun bir yansıması olarak yorumlandı.

Kırmızı halıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bardem, taktığı rozete ilişkin açıklamasında bunun kendisi için özel bir anlam taşıdığını söyledi. Ünlü oyuncu, “2003’teki Irak Savaşı sırasında taktığım bir rozeti yeniden taşıyorum. O savaş yasadışı bir savaştı.” dedi.

Bardem: “Yeni bir yasadışı savaşın ortasındayız”

Bardem sözlerini şöyle sürdürdü: “Aradan 23 yıl geçti ve bugün yine benzer bir durumun içindeyiz. Donald Trump ve Benjamin Netanyahu tarafından ortaya atılan başka bir yalanla başlayan yeni bir yasadışı savaşın ortasında bulunuyoruz.”

Ünlü oyuncunun bu açıklamaları törenin en çok konuşulan anlarından biri oldu. Bardem daha önce de Filistin meselesi ve savaş karşıtı tutumuyla ilgili çeşitli açıklamalar yapmış, özellikle Gazze Şeridi’nde yaşanan insani kriz konusunda uluslararası kamuoyunun daha fazla sorumluluk alması gerektiğini dile getirmişti.

Oscar töreninde yaptığı konuşma ise, sanat dünyasından gelen politik mesajların hâlâ küresel kamuoyunda güçlü bir yankı uyandırdığını bir kez daha gösterdi.