Siyaset

Özgür Özel’den sert Silivri mesajı: Bu bir ön infaz

Silivri’de görülen Aziz İhsan Aktaş davasının ilk duruşmasında açıklama yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Dilek İmamoğlu, yargılamanın canlı yayınlanması ve tutuksuz sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Silivri yerleşkesinde devam eden Aziz İhsan Aktaş davasının ilk duruşması sırasında Aile Dayanışma Ağı tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. Programa katılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, yargı süreçlerinin şeffaflığına dikkat çekerek duruşmaların canlı yayınlanması yönündeki talebini bir kez daha dile getirdi. İmamoğlu, mevcut iradenin TBMM’nin elinde olduğunu hatırlatarak hukukun siyasi etkilerden arındırılmasının ve tutuksuz yargılama esasının uygulanmasının bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

"Bu mahkeme için tutuksuz yargılama şarttır"

Dilek İmamoğlu’nun ardından söz alan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yürütülen sürecin tamamen siyasi bir operasyon ve algı yönetimi olduğunu savundu. İddianamelerin düzenlenmesine ve yargılamaların başlamasına rağmen belediye başkanlarının ve diğer isimlerin hala tutuklu bulunmasına tepki gösteren Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Bizim zorumuz yapılan işin tamamen siyasi olması, algı operasyonu olması, Tayyip Erdoğan'ın iktidarını sürdürmek için yürütülen bir operasyon olmasından kaynaklanıyor. O yüzden biraz önce Dilek Hanım'ın dediği gibi bu vakitten sonra artık bu mahkeme için tutuksuz yargılama şarttır. İstanbul Büyükşehir için tutuksuz yargılama şarttır. Tüm arkadaşlarımız için iddianame yazılması ve tutuksuz yargılama şarttır."

Tutukluluk hali için Mussolini benzetmesi

Özgür Özel, yargılama öncesi uzun tutukluluk sürelerini eleştirerek bu durumu tarihi örneklerle kıyasladı. Muhalif isimlerin cezaevinde tutulmasını "Mussolini’nin ön infaz yöntemi" olarak nitelendiren Özel, delillerin toplanmış olmasına rağmen tahliye kararı verilmemesini yargısız infaz olarak değerlendirdi. Özel, 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın ev hapsinde olduğunu, ancak hüküm giyse dahi yatarları kalmamış olan Kadir Haydar, Zeydan Karalar ve Oyatekin gibi isimlerin hala Silivri’de tutuklu bulunduğunu hatırlatarak bu durumun hukuki değil siyasi bir mücadele olduğunu söyledi.

Ergenekon ve Balyoz süreçlerine atıfta bulundu

Konuşmasında geçmişte Silivri’de görülen tarihi davalara da değinen Özgür Özel, İlker Başbuğ, Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal gibi isimlerin de benzer suçlamalarla yıllarca tutuklu kaldığını anımsattı. O dönem bu suçlamaları yönelten savcıların bugün firari ya da hapiste olduğunu belirten Özel, aynı zihniyetin bugün de devam ettiğini savundu. Rejimin, iktidarın değişmemesi adına muhalifleri cezaevinde tuttuğunu iddia eden Özel, yaşananların yoksulluk ve zulmün sürmesi için yapıldığını öne sürdü.

"Kimse helallik istemesin"

Açıklamasının son bölümünde iktidara ve yargı mensuplarına sert eleştiriler yönelten CHP lideri, yaşanan mağduriyetlerin bir bedeli olacağını ifade etti. Ailelerin yaşadığı acılara vurgu yapan Özel, şu sert sözlerle konuşmasını tamamladı:

"Nasıl biliyorsa Allah sizi öyle yapsın. Bu kadar zulmün bir bedeli olacak elbet. İki elimiz yakamızda. Kimse helallik istemesin. Hiç kimseye hakkımızı helal etmeyeceğiz. Etmiyoruz. Vallahi de billahi de bu zulmü yapanlara hakkımız helal değildir. Helal etmeyeceğiz. Yazıklar olsun bu düzeni kurana, savunana, sürdürene. Hepiniz hesap vereceksiniz. Bu annenin gözyaşında boğulacaksınız."