Nevşehir’in Eğrikuyu köyü, Ramazan ayında eşine az rastlanır bir yardımlaşma örneği sergiliyor. Muhtar Nihat Ateş’in "Birlik ve beraberlik bozulmasın" diyerek başlattığı uygulama ile köyde evlerde iftar yemeği pişirilmiyor; tüm köy halkı her akşam dev bir sofrada buluşuyor. Pandemide bir zorunluluk olarak doğan ve 5 yıldır bir geleneğe dönüşen bu imece usulü sofra, bugün ulusal basının ve sosyal medyanın gündemine oturdu.
Pandemi krizinden kardeşlik sofrasına
Eğrikuyu köyündeki bu gelenek, 5 yıl önce pandemi döneminde ihtiyaç sahiplerine yemek dağıtımıyla başladı. Ancak Muhtar Nihat Ateş ve köy heyeti, bu yardımlaşmayı kalıcı bir kültüre dönüştürdü. Artık Ramazan ayı geldiğinde köyde hiçbir evde ocak iftar için yanmıyor. Köy konağında kurulan dev kazanlarda her gün yaklaşık 700 kişilik yemek, hayırseverlerin desteğiyle imece usulü hazırlanıyor.
"Ramazan gelince evde yemek pişmesine razı olmuyoruz"
Köydeki bu "tatlı yasağı" açıklayan Muhtar Nihat Ateş, amacın sadece karın doyurmak değil, manevi bir iklim oluşturmak olduğunu vurguladı:
"Ramazan gelince evlerde tek başına yemek pişirilmesine gönlümüz razı olmuyor. Zengin-fakir ayrımı olmadan, tüm köylümüzün, öğrencilerimizin ve yolu düşen herkesin aynı sofrada buluşmasını istiyoruz. Bu birlik, bizim en büyük gücümüz."
Sofraya gelemeyene "Adrese Teslim" iftar
Toplu iftarın bereketi sadece sofra başındakilerle sınırlı kalmıyor. Köyde yaşayan yaşlılar, hastalar veya görev başındaki kamu personeli (polis, asker, sağlık çalışanları ve havalimanı personeli) unutulmuyor. Hazırlanan sıcak yemekler, özel kaplarla bu kişilerin evlerine veya görev yerlerine ulaştırılıyor. Köy imamı İbrahim Aktaş ise bu durumu, sözleriyle özetliyor.
"Hayır sahiplerinden Allah razı olsun, burada gerçek bir Ramazan ruhu yaşanıyor."
Herkesin yeri hazır: Öğrenciler ve yolcular da dahil
Eğrikuyu köyündeki bu sofra, sadece köy halkına değil, dışarıdan gelen misafirlere de açık. Bölgedeki üniversite öğrencileri ve yolu köyden geçen yolcular, hiçbir davete gerek duymadan bu dev sofranın bir parçası olabiliyor. Anadolu’nun misafirperverliğini dünyaya duyuran bu uygulama, "Eski Ramazanlar" özlemi çekenler için bir umut ışığı oluyor.