Magazin

Sahte unvan iddiaları gündeme geldi, Esra Ezmeci yalanladı

Psikolog, yazar ve televizyon sunucusu Esra Ezmeci’nin Beşiktaş’taki ofisinde yer alan “klinik psikolog” ifadesinin mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla yargılandığı öne sürüldü. Mahkemenin 10 ay hapis cezası verdiği, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı iddialara Ezmeci videolu açıklamayla yanıt verdi.

İstanbul Beşiktaş’ta bulunan ofisinin tabelasında yer alan mesleki unvan nedeniyle Esra Ezmeci hakkında yürütülen inceleme, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yetkisiz unvan kullanımı iddiasıyla başlayan süreçte savcılık aşamasına geçildiği ve davanın sonuçlandığı ileri sürüldü.

Denetim sonrası süreç yargıya taşındı

İddialara göre, yapılan denetimlerde ofis tabelasında yer alan “klinik psikolog” ifadesinin Ezmeci’nin resmi yetkileriyle örtüşmediği değerlendirildi. Bunun ardından dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletildiği ve soruşturma başlatıldığı öne sürüldü.

Savcılığın değerlendirmesi

Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Ezmeci’nin, klinik psikoloji alanında eğitim aldığını ancak söz konusu unvanı fiilen kullanmadığını savunduğu belirtildi. Buna rağmen savcılığın, tabeladaki ifadenin mevzuat açısından suç unsuru oluşturduğu kanaatine vardığı iddia edildi.

Ezmeci’den videolu açıklama

Hakkındaki iddiaların ardından Esra Ezmeci, sosyal medya hesabından bir video paylaşarak suçlamaları reddetti. Paylaşımında eğitim belgelerini gösteren Ezmeci, kamuoyunda kasıtlı olarak yanlış bir algı oluşturulduğunu savundu. Aynı zamanda hukuki haklarını kullanacağını belirtti.

Akademik sürece dair yeni iddia gündeme geldi

Hakkındaki açıklamaların ardından Esra Ezmeci’nin paylaştığı videoyu inceleyen bazı akademisyenler ve sosyal medya kullanıcıları, bu kez eğitim sürecine ilişkin farklı bir iddiayı gündeme taşıdı. Yapılan yorumlarda, Ezmeci’nin lisans diplomasını 09.07.2013 tarihinde aldığı, “tezli uygulamalı psikoloji” yüksek lisans diplomasının ise yalnızca bir yıl sonra, 09.07.2014 tarihini taşıdığı öne sürüldü. Bu durumun, tezli yüksek lisans programlarının normal şartlarda en az dört yarıyıl yani iki yıl sürmesi nedeniyle soru işaretleri yarattığı ifade edildi. İddiayı dile getirenler, diplomaların görsel olarak orijinal izlenimi verdiğini ancak akademik takvim açısından bu sürenin nasıl mümkün olabildiğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu. Söz konusu yorumlarda, yüksek lisans eğitiminin hızlandırılmış ya da istisnai bir program kapsamında mı tamamlandığı, yoksa üniversitenin özel bir uygulaması mı bulunduğu soruları yöneltildi. Bazı paylaşımlarda ise bu durumun yalnızca unvan tartışmasıyla sınırlı kalmayıp, akademik süreçlerin şeffaflığı açısından da incelenmesi gerektiği görüşü dile getirildi.