Gazeteci Sedef Kabaş, 26 Ocak Pazartesi akşamı emniyet güçlerince gözaltına alınmasının ardından bugün İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na getirildi. "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "suç işlemeye tahrik" suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Kabaş’ın savcılık katındaki ifade işlemleri tamamlandı. Sorgu sırasında Kabaş’a, X platformu üzerinden 2025 yılının Eylül ayında gerçekleştirdiği ve içeriğinde darbe mekanizmaları ile sahte diploma davalarına atıfta bulunan paylaşımları soruldu.
"Söylemimde suç unsuru aramak esasen suçtur"
Sedef Kabaş, savcılık ifadesinde paylaşımlarının arka planına dair teknik bilgiler verdi. 29 Eylül 2025 tarihli paylaşımında, 400’den fazla kişinin kamu yöneticilerinin e-imzasını kopyalayarak sahte diploma aldığı adli sürece gönderme yaptığını belirten Kabaş, "Somut olarak herhangi bir kişiyi kastetmedim" şeklinde konuştu. Sivil itaatsizliğe yönelik ifadelerinin de anayasal çerçevede olduğunu savunan Kabaş, savunmasında şu sözlere yer verdi:
“Sivil itaatsizlik bir anayasal haktır, tıpkı grev, boykot, sine-i millete dönmek, protesto, yürüyüş gibi. Burada kastettiğim Anayasal hakkın kullanılmasıdır. Anayasal hakkın kullanılmasına yönelik söylemimde suç unsuru aramak esasen suçtur.”
Savcılık mahkemeye sevk kararını verdi
Kabaş’ın avukatı Uğur Poyraz, müvekkilinin paylaşımlarının ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığını ve herhangi bir suç unsurunun oluşmadığını belirterek serbest bırakılma talebinde bulundu. Ancak savcılık, yapılan değerlendirmelerin ardından Sedef Kabaş’ı adli kontrol hükümleri uygulanması istemiyle İstanbul Anadolu Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti.
Kabaş’ın yargılandığı geçmiş dosyalar hatırlatıldı
Gazeteci Sedef Kabaş, daha önce de benzer suçlamalarla yargı süreçlerinden geçmişti. 2013 yılındaki 17-25 Aralık süreciyle ilgili paylaşımlarından dolayı 2015’te yargılanıp beraat eden Kabaş, 2019 yılında "cumhurbaşkanına hakaret" suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası almış ve bu cezası ertelenmişti. 21 Ocak 2022 tarihinde katıldığı bir televizyon programındaki sözleri nedeniyle ise hakkında 11 yıl 8 aya kadar hapis istemiyle dava açılmış, yaklaşık iki ay tutuklu kaldıktan sonra 2 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılarak 11 Mart 2022'de tahliye edilmişti.