Kültür Sanat

Sicilya'da 3000 yıllık sır çözüldü: Antik ritüellerde at eti tüketildiğine dair şok kanıtlar

Sicilya’nın Polizzello Dağı’nda yürütülen çalışmalar, bölgedeki at varlığına ve antik ritüellere dair bilinen tarihsel gerçekleri kökünden değiştirdi.

Arkeolog Davide Tanasi ve ekibi, Sicilya'da bu zamana kadar keşfedilmemiş önemli bir araştırmaya imza attı. Yaklaşık yirmi yıl önce Sicilya’nın iç kesimlerinde yer alan Polizzello Dağı’ndaki Erken Bronz Çağı’na (M.Ö. 2200–1950) ait bir tapınak alanında kazılarını tamamlayan araştırmacılar, bulguları sakladıkları için yeni bir keşfi ortaya çıkardı.

Teknoloji devreye girdi, tarih yeniden yazıldı

Günümüzde gelişen analiz yöntemleri sayesinde söz konusu 50’den fazla seramik parçası, hayvan proteini kalıntıları için teste tabi tutuldu. Sonuçlar büyük bir sürprizi beraberinde getirdi: Seramiklerin üzerinde, tapınak alanında bulunan kemiklerin aksine, at eti proteinine rastlandı.

Bu keşfi şaşırtıcı kılan temel unsur, Sicilya’daki yabani atların yaklaşık 7 bin 900 yıl önce neslinin tükendiğinin sanılmasıydı. Bilim dünyası, atların adaya ancak M.Ö. 1000 dolaylarında yeniden getirildiğine inanıyordu. Yeni veriler, bu tarihin bin yıl geriye çekilmesine neden oldu.

"Bu dağ bin yıl boyunca atlarla anıldı"

Proje lideri Davide Tanasi, keşfin önemini şu sözlerle özetledi:

"Bronz Çağı’nda atların ritüelistik bir bağlamda besin olarak tüketildiğine dair net kanıtlara ulaştık. Bu keşif, aynı bölgede daha önce bulunan ve M.Ö. 7. yüzyıla tarihlenen, üzerinde atlı bir savaşçının tasvir edildiği amforayı tamamlayan bir nitelik taşıyor. Görünen o ki Polizzello Dağı, bin yılı aşkın bir süre boyunca atlarla ilişkilendirilmiş bir kutsal alandı."

Ritüellerin gizemi aydınlanıyor

Uzmanlar, tapınak alanında bulunan hayvan kemikleri ile kaplardaki protein izlerinin neden farklı olduğu üzerinde duruyor. İlk değerlendirmeler, atların kurban edilen diğer hayvanlardan farklı bir dinsel statüye sahip olabileceğini veya at eti tüketiminin çok daha özel, kapalı törenlerde gerçekleştirildiğini gösteriyor.

Bu buluşun ardından antik dönemdeki hayvan göçleri ve evcilleştirme süreçlerine dair yeni araştırmalar başlatılması bekleniyor.