İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), şehir içi toplu ulaşımda son dönemde artış gösteren otobüs kazalarının önüne geçmek için kapsamlı bir sistemsel değişikliğe gitti. Alınan karar doğrultusunda, İETT ve Özel Halk Otobüsleri için belirlenen 70 km/s hız sınırı bugünden itibaren uygulamaya konuldu. Güvenli sürüş standartlarını tesis etmeyi hedefleyen bu yeni düzenleme, dijital takip altyapısıyla desteklenerek anlık olarak denetlenecek.

Dijital sistemle anlık takip ve denetim mekanizması kuruldu

Yeni uygulama kapsamında İETT ve Özel Halk Otobüsleri'nin hız verileri dijital ortamda sürekli kontrol altında tutulacak. Yapılan sistem güncellemesi sayesinde araçların hızları anlık olarak izlenirken, belirlenen 70 km/s limitinin aşılması durumunda teknolojik bir denetim süreci işleyecek.

Hız sınırını ihlal eden personel hakkında sistem tarafından otomatik olarak hız ihlal raporu tanzim edilecek. Kayıt altına alınan bu raporlar, ilgili birimler tarafından titizlikle değerlendirilerek gerekli idari süreçlerin yürütülmesinde temel teşkil edecek.

Otoyol sürüşlerinde can ve mal güvenliği öncelik haline getirildi

İstanbul'un yoğun trafik yapısı ve duraklar arasındaki mesafelerin kısalığı nedeniyle şehir içi hatlarda otobüslerin halihazırda 30-40 kilometre hızlarda seyrettiği biliniyor. Ancak otoyol bağlantılarını kullanan otobüslerin yüksek süratlere çıkması, can ve yolcu güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyordu.

Belediye yetkilileri, otoyola çıkan araçların hızlarını dizginleyerek güvenli ulaşımı sağlamayı amaçlıyor. Yapılan duyuruda, kurumsal sorumluluk bilinci ve trafik kurallarına uyum çerçevesinde tüm şoförlere gerekli uyarıların yapıldığı belirtildi.

Zaman kaybı iddialarına karşı teknik veriler paylaşıldı

Uygulamanın ulaşım süresini uzatacağına dair eleştirilere karşılık yapılan teknik hesaplamalara göre, 10 kilometrelik bir mesafe 100 km/s hızla 6 dakikada katedilirken, hızın 70 km/s seviyesine düşürülmesiyle bu süre 8 dakika 34 saniyeye çıkıyor.

Ortaya çıkan 2 dakika 34 saniyelik farkın, kaza riskindeki artışla kıyaslandığında oldukça makul olduğu ifade ediliyor. Yetkililer, yaklaşık 2,5 dakikalık bir zaman kazancı için yolcu güvenliğinin tehlikeye atılmasının mantıklı bir gerekçesi olmadığını vurgulayarak eleştirilerin yersiz olduğuna dikkat çekiyor.