Dünya

Türkiye ve İngiltere'nin SAFE süreci Yunan basınında

Avrupa Birliği'nin savunma sanayisini güçlendirmek amacıyla oluşturduğu SAFE programına başvuru süreci 30 Kasım’da sona eriyor. Yunan basını konusu İngiltere ve Türkiye merkeziyle gündeme taşıdı.

Yunan basınında çıkan haberlere göre Türkiye ve İngiltere, 30 Kasım'a kadar kadar gerekli ulusal planları Avrupa Birliği Komisyonu'na sunamayacak.

Resmi başvurular yapıldı

Avrupa Komisyonu Savunma Sözcüsü Thomas Renier, her iki ülkenin resmi başvuruda bulunduğunu ancak değerlendirme sürecinin başlamadığını açıkladı. SAFE kapsamında ülkeler, talep ettikleri kredinin %15’i oranında ön ödeme alarak savunma projelerine başlayabilecek.

Anlaşma sağlanamayabilir

Almanya, Türkiye ile daha yakın savunma iş birliği çağrısında bulunurken, İngiltere yalnızca ulusal çıkarlarına uygun projelerle programa katılacağını bildirdi.

İngiltere ve Kanada ile müzakerelerin olumlu ilerlediği, ancak anlaşmaların başvuru süresi bitmeden sonuçlanamayacağı ifade edildi.

Hakan Fidan açıklama yapmıştı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da, Berlin’de Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile düzenlenen ortak basın toplantısında SAFE sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Fidan, Türkiye’nin SAFE mekanizmasına dahil olmasının önemine değinerek Türkiye’nin özellikle savunma sanayiinde ciddi kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Silahlı Kuvvetlerin bölgedeki geniş tecrübesine dikkat çeken Fidan, bu tecrübenin Avrupa güvenliği için karşılıklı çıkar temelinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

"Avrupa güvenlik arayışında"

Türkiye’nin yaklaşımının NATO zeminiyle uyumlu şekilde ilerlediğini ifade eden Fidan, Avrupa’da yaşanan güvenlik arayışına ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Son yıllarda özellikle Ukrayna Savaşı’ndan sonra Avrupa güvenliğiyle ilgili özellikle AB içerisinde yeni bir arayışın ortaya çıktığını da görüyoruz.”

Fidan: Türkiye AB güvenlik tartışmalarında olmalı

SAFE sürecine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Fidan, bu mekanizmanın AB’nin dış güvenlik politikalarıyla uyumlu şekilde ilerlediğini söyledi ve Türkiye’nin bu tartışmalarda yer almak istediğini vurguladı. Fidan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Avrupa güvenliği de hepimizi ilgilendiriyor. Burada bizim yaratıcı düşünüp Türkiye’nin AB üyeliği gerçekleşene kadar var olan bütün tartışmaların ve ilişkilerin yaratıcı bir formatta yürümesi gerekiyor çünkü ilişkilerimiz, menfaatlerimiz ortada duruyor.

Tehditler kalkmıyor, fırsatlar bir yere gitmiyor. Bizim bu tür protokol sorunlarından dolayı bazı tarihi fırsatları kaçırmaya veya tarihi teşu anhditlerle yüz yüze kalmamıza gerek yok. Türkiye’nin da savunma sanayiinde gerçekten pazar olsun diye bir SAFE ile iş birliği arayışı yok. Hem NATO’daki rolümüz hem AB ile ilgili yapmaya çalıştığımız güvenlik temelli görüşmelerin birçoğu da bizim kendi stratejik güvenlik ihtiyacımızla AB ile beraber karşılamaya yönelik bir arayışımız var. Burada Türkiye hem güvenlikle ilgili mekanizmalarda hem AB ile ilgili mekanizmalarda giderek iradesini ortaya koymakta. Umarız ki daha yaratıcı çözümler bularak yolumuza devam ederiz.”

SAFE mekanizmasının kapsamı nedir?

AB’nin Rusya’dan algıladığı tehdit, Ukrayna’da süren savaş ve ABD’deki baskılar nedeniyle belirlediği 2030 savunma hedefleri kapsamında oluşturulan SAFE mekanizması 29 Mayıs’ta yürürlüğe girdi.

Bu kapsamda AB ülkeleri, Ukrayna, Norveç, Lihtenştayn ve İzlanda, 150 milyar avroya kadar kredi kullanarak ortak tedariklere katılabilecek. Ayrıca bu ülkeler, birbirlerinin savunma sanayii ürünlerinden ortak tedarik yapabilecek.

AB’ye aday ülkeler ve AB ile anlaşma imzalayan İngiltere gibi ülkeler de ortak tedariklere katılabilecek ancak üretilecek savunma ürünlerinin bileşenlerinin yüzde 65’inin Avrupa içinden gelmesi şartı aranacak.

AB, 9 Eylül’de başvuran 19 üye ülkeye 150 milyar avroluk savunma fonunun ön dağıtımının yapıldığını duyurdu. En yüksek pay 43 milyar 734 milyon avro ile Polonya’ya ayrılırken, Fransa 16 milyar 217 milyon avro, İtalya 14 milyar 900 milyon avro pay aldı.