Gezi

ABD vizesinde "Ret" almamak için 3 altın kural: Konsolosluk neye bakıyor?

Amerika’ya seyahat etmek isteyenler için vize süreci çoğu zaman karmaşık ve stresli olabiliyor. Türkiye’ye güçlü bağlarınızı göstermek, finansal durumunuzu şeffaf sunmak ve seyahat planınızı tutarlı hazırlamak, mülakatta konsolosluk görevlilerini ikna etmenin kilit noktaları. Bu üç detay, vize alma şansınızı doğrudan artırabilir.

Abone Ol

Amerika Birleşik Devletleri’ne seyahat etmek isteyen binlerce vatandaş için vize süreci, belirsizlikler ve bekleyişlerle dolu bir maratona dönüşebiliyor. Ancak mülakat odasına girmeden önce bilinmesi gereken bazı kritik detaylar, vize alma şansınızı doğrudan etkiliyor. İşte göçmen olmayan vize türlerinde (Turistik/Ticari) konsolosluk görevlilerinin ikna olmasını sağlayan ve dosyanızı güçlendirecek o 3 kritik madde...

1. "Güçlü Bağlar" İlkesi: Türkiye’ye neden döneceksiniz?

Amerika vize mülakatlarının en can alıcı noktası 214(b) maddesidir. Bu maddeye göre, her başvuru sahibi aksi ispatlanana kadar "potansiyel göçmen" kabul edilir. Sizin bu ön yargıyı kırmanız gerekir.

  • Kritik Detay: Düzenli bir iş hayatı, üzerinize kayıtlı taşınmazlar, aile bağları veya devam eden bir eğitim süreci gibi "Türkiye'ye dönmek zorundayım" dedirtecek somut bağlarınızı ön plana çıkarın. Konsolosluk, Amerika'da kalmayacağınızdan emin olmak ister.

2. Finansal Yeterlilik ve Şeffaflık: Seyahati nasıl finanse edeceksiniz?

Seyahatiniz boyunca oluşacak masrafları (uçak, konaklama, yeme-içme) karşılayabileceğinizi net bir şekilde kanıtlamalısınız.

  • Kritik Detay: Banka hesap dökümlerinizde ani ve kaynağı belirsiz para girişlerinden kaçının. Maaşınızla orantılı, birikmiş bir bakiyenin olması güven verir. Eğer masraflarınızı bir sponsor karşılıyorsa, sponsorun gelir durumunun da aynı derecede güçlü ve belirsizlikten uzak olması şarttır.

3. Seyahat Planının Tutarlılığı ve Doğru DS-160 Formu

Vize görüşmesinin en büyük hatası, DS-160 formunda yazan bilgilerle mülakatta verilen cevapların çelişmesidir.

  • Kritik Detay: "Nereye gideceksiniz?" sorusuna sadece "New York" demek yerine; hangi otelde kalacağınızı, hangi turistik yerleri ziyaret edeceğinizi içeren net bir plan sunun. Tutarsız cevaplar veya formda belirtilen seyahat amacı ile mülakattaki söylemlerin farklı olması, doğrudan "güvensizlik" nedeniyle ret almanıza sebep olabilir.