18 Şubat 2025’te PC ve Xbox Series X|S için piyasaya çıkan Avowed, çıkışıyla birlikte kısa sürede geniş bir oyuncu kitlesine ulaştı. Obsidian Entertainment’ın uzun süredir merakla beklenen yapımı, hem Pillars of Eternity evrenine dönüşü hem de aksiyon odaklı rol yapma sistemiyle dikkat çekti. Yayınlandığı ilk haftalardan itibaren dijital platformlarda yoğun ilgi gören oyun, yılın en çok konuşulan RPG’lerinden biri olmayı başardı.

Avowed, The Game Awards 2025’te “En İyi RPG Oyunu” adayları arasında yer aldı. Ödülü kazanamasa da, derin hikâyesi, seçimlere dayalı anlatımı ve karanlık fantezi tonu sayesinde birçok oyuncunun kişisel favorileri arasına girdi. Eleştirmenlerden aldığı “genel olarak olumlu” yorumlar da oyunun yılın RPG sahnesinde kalıcı bir yer edindiğini gösterdi.

Peki, Avowed oyuncuya nasıl bir hikâye anlatıyor?

Avowed Oyunu Konusu Tanrıların Bile Hata Yaptığı Bir Evren…

Güzel ama tehlikeli

Hikâye, Eora dünyasının en huzursuz bölgelerinden biri olan Living Lands’te geçiyor. Adı “Yaşayan Topraklar” olabilir ama burası uzun süredir ölümle iç içe. Gizemli bir salgın hem insanları hem de doğayı çürütüyor. Topraklar verimsizleşiyor, yaratıklar kontrolden çıkıyor, halk korku içinde.

Oyuncu olarak sen, Aedyr İmparatorluğu adına gönderilen bir elçisin. Görevin basit gibi görünüyor: Bu salgının kaynağını bulmak. Ancak daha liman kenti Paradis’e adım atar atmaz anlıyorsun ki asıl sorun hastalık değil, iktidar.

Avowed Oyunu Konusu Tanrıların Bile Hata Yaptığı Bir Evren… (3)

Ölümle başlayan bir yolculuk

Avowed’ın hikâyesi cesur bir hamleyle başlıyor: Elçi öldürülüyor. Ama hikâye burada bitmiyor.

Ölümün ardından gizemli bir tanrı devreye giriyor ve seni hayata geri döndürüyor. Karşılığında tek bir şey istiyor: Dream Scourge’u durdurmak. Bu noktadan sonra oyun, klasik “iyi tanrı–kötü tanrı” çizgisinden uzaklaşıyor. Çünkü bu varlık ne tamamen masum ne de güvenilir. Dirilmiş bir elçi olarak artık sadece salgını değil, Living Lands’in kaderini de belirleyecek kararlar senin elinde.

Avowed Oyunu Konusu Tanrıların Bile Hata Yaptığı Bir Evren… (1)

Taraflar, inançlar ve çatışmalar

Avowed’ın en güçlü yanı, siyah-beyaz bir ahlak sistemi sunmaması. Her bölgede farklı bir kriz, her krizin içinde haklı ama tehlikeli taraflar var.

  • İmparatorluk, düzen ve kontrol vaat ediyor ama sömürgeci yaklaşımıyla yerel halkı ezmekten çekinmiyor.
  • Steel Garrote, kaosu yok etmek adına aşırı sert yöntemleri savunan fanatik bir dini güç.
  • Yerel topluluklar ise hayatta kalmak için bazen karanlık geleneklere sarılıyor.

Oyunda verdiğin kararlar yalnızca diyalogları değil, şehirlerin kaderini, insanların hayatta kalıp kalmayacağını ve hatta tanrıların geleceğini etkiliyor.

Kayıp bir uygarlık ve genç bir tanrı

Hikâye ilerledikçe, Living Lands’in geçmişine dair ürkütücü gerçekler ortaya çıkıyor. Bir zamanlar bu topraklarda Ekida adlı gelişmiş bir uygarlık yaşamış. Şimdi ise geriye yalnızca harabeler ve cevaplanmamış sorular kalmış.

Bu soruların merkezinde tek bir isim var: Sapadal.

Sapadal, Eora’daki diğer tanrılardan farklı. Daha genç, daha duygusal ve kontrolsüz. Ekida’nın yok oluşunda onun payı olduğu anlaşıldığında hikâye bambaşka bir boyut kazanıyor. Çünkü bu noktada mesele artık bir salgını durdurmak değil, bir tanrının var olmaya devam edip etmemesi.

Avowed Oyunu Konusu Tanrıların Bile Hata Yaptığı Bir Evren… (2)

Yok etmek mi, serbest bırakmak mı?

Oyunun finali, kolay bir “iyi son–kötü son” ayrımı sunmuyor. Sapadal yok edilebilir, özgür bırakılabilir ya da güç dengeleri tamamen farklı bir yöne çekilebilir. Hangi yolu seçersen seç, Living Lands eskisi gibi olmuyor.

Avowed, oyuncuya şunu soruyor: Kontrol edilemeyen bir güç, umut taşıyorsa affedilebilir mi?

Neden Avowed hikâyesiyle öne çıkıyor?

Avowed’ın hikâyesi, epik olmanın yanında politik, felsefi ve rahatsız edici. Tanrılar hata yapıyor, imparatorluklar çöküyor, “düzen” bazen felaket getiriyor. Oyuncu ise her kararda biraz daha ağırlaşan bir yük taşıyor. Bu yüzden Avowed, sadece büyü ve kılıçlardan ibaret değil. Bu oyun, gücün kime ait olması gerektiğini sorgulayan bir anlatı.

Ve belki de en önemlisi: Burada dünyayı kurtarmıyorsun. Sadece hangi yıkımın kabul edilebilir olduğuna karar veriyorsun.