Siyaset

Bahçeli’den, CHP’ye sert sözler: “Hiç kimse dokunulmaz değildir”

TBMM’de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve CHP’li belediyeleri hedef alan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son dönemde gündeme gelen yolsuzluk ve rüşvet iddiaları üzerinden sert eleştiriler yöneltti.

Abone Ol

Türkiye’nin hassas bir süreçten geçtiğini belirten Bahçeli, iç cephede yaşanan tartışmaların milli güvenlik açısından risk oluşturabileceğini ifade etti. Muhalefetin söylem ve eylemlerini bu çerçevede değerlendiren Bahçeli, CHP’li belediyelere yönelik iddiaların artık münferit olmaktan çıktığını ve kamuoyunda ciddi bir rahatsızlık yarattığını savundu. Bu kapsamda şu ifadeleri kullandı:

"Her geçen gün yeni bir skandal habere konu olan CHP’li belediyeler maşeri vicdanı rahatsız etmektedir. Birbiri ardına ortaya saçılan rüşvet ve irtikap iddiaları hukuki bir mesele olmaktan çıkmış, siyasi yozlaşmanın Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesine sirayet ettiğinin açık bir göstergesi haline gelmiştir."

‘Değişim ve erozyon’ göndermesi

Bahçeli, CHP’nin köklü geçmişine atıfta bulunarak partinin bugünkü durumunun “değişim ve erozyon” içerdiğini ileri sürdü. Partinin siyasal ve toplumsal ahlak anlayışında ciddi bir bozulma yaşandığını iddia eden Bahçeli, yolsuzluk ve iltimas ilişkilerinin derinleştiğini savundu. Hukukun üstünlüğüne vurgu yapan MHP lideri, hiçbir makamın dokunulmaz olmadığını belirterek şu sözleri dile getirdi:

"Görünen o ki Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasal ve toplumsal ahlak anlayışı değişmiş ve erozyona uğramıştır. İltimas, yolsuzluk ve bunlarla iç içe geçmiş çarpık ilişki ağları derinleşmiştir. Ancak hiç kimse dokunulmaz değildir, hiçbir makam sorumsuzluk zırhı değildir."

Muhalefete, ‘günübirlik polemik’ eleştirisi yaptı

Bahçeli, muhalefetin mevcut siyasi tutumunu da eleştirerek, Türkiye’nin böylesine kritik bir dönemde “günübirlik polemiklerle” yönetilemeyeceğini söyledi. Devletin yanında durmak yerine karşısında konumlanan siyasi anlayışların millet nezdinde karşılık bulamayacağını ifade eden Bahçeli, iç cepheyi zayıflatmaya yönelik her söylemin doğrudan milli güvenliği hedef aldığını belirtti.

Konuşmasının önemli bir bölümünü uluslararası gelişmelere ayıran Bahçeli, özellikle Orta Doğu’da artan gerilim üzerinden ABD ve İsrail’e sert eleştiriler yöneltti. İsrail’in Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan’a yönelik politikalarının bölgedeki istikrarsızlığı artırdığını belirten Bahçeli, ABD’nin Orta Doğu politikasının da bu süreci derinleştirdiğini ifade etti. Emperyalist güçlerin insani değerleri göz ardı ettiğini savunan Bahçeli, mevcut küresel düzenin ciddi bir kriz içinde olduğunu söyledi.

Bahçeli: “Trump, tamiri zor bir yıkım meydana getirdi”

Bahçeli, İsrail’in politikalarının yalnızca bölgeyi değil küresel dengeleri de tehdit ettiğini belirterek, bu durumun antisemitizmi körükleyen bir yapıya dönüştüğünü ileri sürdü. Uluslararası toplumun bu gelişmelere karşı daha net bir tavır alması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, dünya genelinde artan savaş riskine dikkat çekti.

"Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump'ın kendi ülkesi dahil birçok ülkedeki savaş karşıtı protestoları dikkate alarak Netanyahu'yu ve İsrail'i sınırlandırması zorunluluk halini almıştır. Savaşları bitireceğim diyerek iktidara gelen Trump, bu savaşla kapanmayacak bir yara ve tamiri zor bir yıkım meydana getirmiştir."

Bölgedeki çatışmaların yayılma ihtimaline dikkat çeken Bahçeli, bu durumun yalnızca siyasi değil ekonomik ve insani sonuçlar da doğuracağını ifade etti. Enerji hatlarının zarar görmesi, petrol ve doğal gaz arzının sekteye uğraması, gıda fiyatlarının artması ve göç hareketlerinin hızlanması gibi risklerin küresel ölçekte krizleri derinleştirebileceğini belirtti. Özellikle Hürmüz Boğazı ve Babülmendep hattında yaşanabilecek gelişmelerin uluslararası ticaret ve enerji güvenliği açısından kritik olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini savundu

Küresel sistemin “ağır yaralı” olduğunu ifade eden Bahçeli, uluslararası hukukun zayıfladığını, savaşların ve krizlerin sıradanlaştığını dile getirdi. Sivillerin hedef alındığı, çocukların hayatını kaybettiği bir dünyanın kabul edilemez olduğunu belirten Bahçeli, bu gidişata karşı uluslararası toplumun sorumluluk alması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, ülkeye yönelik olası tehditlere karşı sert mesajlar verdi. Tarihsel referanslarla konuşmasını güçlendiren MHP lideri, Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi bugün de benzer tehditlere karşı koyabilecek güçte olduğunu vurguladı:

"Hasımlığıyla hedefinde Türkiye olanlara diyorum ki, yüzyıl önce emperyalist masalarda çizilen haritaları ecdadımız nasıl yırtıp attıysa yine yırtarız, gerekirse yedi düveli yine denize dökeriz ve dize getiririz."

Konuşmasının son bölümünde milli birlik ve beraberlik vurgusu yapan Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecine de değindi. Bu sürecin yalnızca güvenlik politikası değil, aynı zamanda toplumsal barış ve istikrar açısından önemli bir adım olduğunu ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin ortak değerler etrafında kenetlenmesi gerektiğini belirtti. Milli birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesinin, ülkenin karşı karşıya olduğu tüm zorlukların aşılmasında temel unsur olduğunu sözlerine ekledi.