MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, ceza yargılamasında tanık ifadelerinin doğrudan hakim huzurunda alınması gerektiğini vurguladı ve soruşturma aşamasında alınan beyanların tek başına yargılama için yeterli olamayacağını ifade etti.
Sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda Yıldız, ceza davalarında tanık beyanlarının usulüne uygun şekilde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Açıklamalar, kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve 106’sı tutuklu olmak üzere 402 sanığın yargılandığı İBB davası ile ilişkilendirildi.
Tanıkların duruşmada dinlenmesi gerektiğini söyledi
Yıldız, tanıkların kural olarak hâkim huzurunda dinlenmesi gerektiğini belirtti ve yazılı ifadelerin, duruşmada tanık dinlemenin yerine geçemeyeceğini söyledi. Tanıkların daha önce verdikleri ifadelerin okunmasının yargı sürecinde geçerli bir dinleme yöntemi olmadığını vurgulayan Yıldız, bu durumun ceza muhakemesinin temel ilkeleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
Ayrıca, tanık beyanlarının değerlendirildiği süreçte “vasıtasızlık” ve “sözlülük” ilkelerine dikkat çekti. Hakimin delile doğrudan temas etmesinin ve tanığı bizzat dinlemesinin, yargılamanın meşruiyeti açısından kritik olduğuna işaret etti. Bu sayede tarafların soru sorma ve delili tartışma haklarının güvence altına alındığını söyledi.
İşte Feti Yıldız'ın açıklaması
Yıldız, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Son günlerde en çok duyduğumuz ve duymaya da devam edeceğimiz şey ispat ve sübut kelimeleridir.
Özellikle hukuk ve felsefe gibi disiplinlerde karşımıza çıkan sübut, sadece bir kelime anlamından öte, bir kavram setini ve bir durumun niteliğini bir bilginin veya bir olgunun sadece iddia olarak kalmaması, aksine sağlam delillerle desteklenerek kesinlik kazanması sürecini ifade eder.
Hukukta sübut, bir olayın veya iddianın mahkemece yeterli delillerle kanıtlanmış, doğruluğu kesinleşmiş olmasıdır.
Özellikle ceza davalarında, bir sanığın suçluluğunun sübuta ermesi, yargılama sonucunda verilen kararın temelini oluşturur.
Mahkemeler, önlerine gelen iddiaları ve savunmaları değerlendirirken, bu iddiaların ve savunmaların "sübut" bulup bulmadığını araştırır.
Bu süreçte, Cumhuriyet savcılarının sunduğu delillerin yeterliliği, güvenilirliği ve olayı aydınlatma kapasitesi büyük önem taşır.
Ceza muhakemesinde ispat, makul bir kaynaktan güvenilir bir açıklama elde etmektir.
Hakimin dava konusu olay hakkında duruşmada ortaya konulup tartışılmış delillere dayanarak, muhakeme ilkelerinin, akıl ve bilimin yol göstericiliğinde, hukukla mukayyet ve şüpheden arî olarak teessüs eden kanaatini ifade eder.
Tanıklar olay mahallinde objektif ve bağımsız bir gözlemci olarak bulunmazlar. Tanık kural olarak hakim huzurunda dinlenir.
Olayın meydana geldiği zaman ile dinleme zamanı arasında geçen zaman arasındaki fark arttıkça beyan delilerinde unutma, çarpıtma gibi bazı kusurlar meydana gelir.
Bu yüzden tanığın soruşturma evresindeki beyanının daha güvenilir bulunması mümkündür.
Tanığın önceki beyanının okunup halen geçerli olup olmadığını sormak usulüne uygun bir dinleme değildir.
Olayın delili, bir tanığın beyanlarından ibaret ise, bu tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesi gerekir.
Daha önce yapılan dinlemeye ilişkin tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.
Kanun koyucu bu düzenleme ile belge delilinin yani önceki ifadenin yer aldığı tutanağın ve tanık tarafından yapılan yazılı açıklamanın beyan delilinin yerine ikame edilmesini yasaklamaktadır.
Bu düzenleme vasıtasızlık ve sözlülük prensibinin en önemli tezahürlerinden biridir.
Böylece beyan deliline bizzat hâkimin temas etmesi, delili kaynağında değerlendirmesi sağlanmakta, ayrıca taraflara doğrudan soru sorma, delili tartışma imkânı da verilmektedir.
Mevzuatımıza göre müdafi, sanığı tam temsile yetkili bir vekil değil ona hukuki yardımda bulunan şujedir.
Unutmayalım…..
Her şeyin başı vicdan temizliğidir."
Yıldız’ın açıklamaları, ceza yargılamasında adaletin temel prensiplerinin korunması ve tanık beyanlarının doğru şekilde değerlendirilmesi gerektiğine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Bu sözler, İBB davasının işleyişine ilişkin kamuoyundaki ilgiyi artırırken, yargılama süreçlerine dair hukuki farkındalığı da ön plana çıkardı.





