Her geçen gün artan fiyatlar karşısında gelir ücretlerinin erimesi vatandaşları kredilere ve kredi kartı kullanımına yönlendiriyor. Son yıllarda kredi kartlarında kullanım ve borç oranı dikkat çekici boyutlara ulaşmış vaziyette. Geçtiğimiz yıl tüketici kredileri hacmi %47,09 oranında devasa bir artışla 5 trilyon 593 milyar TL seviyesine ulaştı. Dünya Gazetesi’de yer alan habere göre, bu artışın aslan payını ihtiyaç kredileri ve kredi kartları oluşturdu.
Toplam tüketici kredilerindeki büyümenin yüzde 92'si sadece bu iki kalemden kaynaklanırken, kartlı harcamalar 2025'in ilk 11 ayında 17,6 trilyon TL'ye dayanarak rekor kırdı.
Takibe düşen borçlarda rekor artış
Kredi kullanımındaki büyüme hızını, "takibe düşen" borç tutarı ikiye katladı. Toplam tüketici kredilerinde takibe dönüşüm oranı %2,90’dan %4,23’e fırladı. Özellikle geçim derdinin en net göstergesi olan ihtiyaç kredilerinde batık tutarı yüzde 101, kredi kartlarında ise yüzde 127 oranında artarak endişe verici bir boyuta ulaştı. Konut ve taşıt kredilerindeki durağanlığın aksine, bireysel borçlardaki bu kontrolsüz büyüme dikkat çekiyor.
Resmi enflasyon ve hayat pahalılığı makası
Ekonomi yönetiminin 2026 hedefi enflasyonu %20’nin altına çekmek olsa da, piyasa beklentileri %25 bandında seyrediyor. Dünya Gazetesi haberinde, asgari ücrete yapılan %27'lik zammın, özellikle günlük zaruri ihtiyaçlardaki fiyat artışlarının gerisinde kaldığı vurgulanıyor. Hissedilen enflasyon ile resmi rakamlar arasındaki uçurumun, vatandaşı daha fazla borçlanmaya ittiği ve bu durumun kredi takip oranlarını tetiklediği görülüyor.