Küresel piyasalarda emtia fiyatları, dört gün süren yükseliş grafiğinin ardından yönünü aşağı çevirdi. Ortadoğu'da tırmanan çatışma ortamına karşın, ABD dolarının değer kazanması ve enflasyonist baskıların süreceğine dair öngörüler, altın ve gümüş üzerinde satış baskısı oluşturdu. Spot altın piyasasında yüzde 3,8'lik bir gerileme yaşanırken, gümüş fiyatlarındaki kayıp yüzde 12,8 seviyesine kadar ulaştı.
Fed’in faiz politikasına yönelik beklentiler altın fiyatlarını baskılıyor
Güne yüzde 1,1 oranında prim yaparak başlayan altın fiyatları, ilerleyen saatlerde bu kazançlarını geri vererek yüzde 4,5'i aşan bir düşüş kaydetti. Spot altının ons fiyatı, bu satış dalgasıyla birlikte 5.118,50 dolara kadar geriledi. Ortadoğu’daki sıcak çatışmaların enerji maliyetlerini yukarı çekmesi, enflasyon verilerindeki yükseliş beklentisini desteklerken; bu durum ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranlarını uzun süre mevcut seviyelerde koruma ihtimalini güçlendirdi. Yüksek faiz ortamı ve değer kazanan dolar, faiz getirisi olmayan bir varlık niteliğindeki altın üzerinde doğrudan baskı unsuru oluşturmaya devam ediyor.
Geçmiş piyasa tecrübeleri yatırımcıların kararlarında belirleyici oluyor
Commerzbank Döviz ve Emtia Araştırmaları Başkanı Thu Lan Nguyen, piyasadaki mevcut durumu 2022 yılındaki ekonomik tabloyla ilişkilendirdi. Nguyen hazırladığı notta şu ifadeleri kullandı:
"Ukrayna'daki savaşın patlak vermesiyle petrol fiyatlarının ve dolayısıyla dünya çapında enflasyonun yükseldiği 2022 deneyimleri, muhtemelen burada bir örnek teşkil ediyor. O dönemde Fed'in faizleri artırmasıyla dolar yükselmiş ve altın yıl boyunca değer kaybetmişti."
Uzmanlar, enerji fiyatlarındaki artışın makroekonomik etkilerinin değerli metaller üzerinde ters korelasyon yarattığına dikkat çekiyor.

Tahvil getirilerindeki artış faiz indirimi takvimini öteledi
Hafta genelinde dolar endeksinde yaklaşık yüzde 1,5 oranında bir artış gözlemlenirken, pazartesi günü 2 yıllık ABD Hazine tahvili getirilerinde son ayların en belirgin yükselişi kaydedildi. Bu finansal veriler ışığında yatırımcılar, daha önce beklenen faiz indirimi tarihini revize ederek Eylül ayına odaklanmaya başladı. Piyasalardaki bu değişim, altın fiyatlarının kısa vadeli seyrini olumsuz etkilese de kıymetli maden yıl genelinde yaklaşık beşte bir oranında değer kazanmayı başardı.
Jeopolitik riskler ve enflasyon korkusu uzun vadeli yükselişi destekliyor
Altın fiyatlarındaki bu yıllık artış performansında, devam eden ticari gerilimler, jeopolitik riskler ve Fed’in bağımsızlığına dair piyasalarda oluşan endişeler kritik rol oynadı. Yatırımcıların paranın değer kaybetmesine ve kalıcı enflasyona yönelik kaygılarının tekrar gündeme gelmesi, emtia piyasalarındaki uzun vadeli yükseliş trendine yeni bir ivme kazandırdı. Gümüş piyasasında ise bugün yaşanan yüzde 12,8'lik kayıp, emtia grubundaki genel satış dalgasının en dikkat çekici verisi olarak kayıtlara geçti.





