Kuzeybatı Nükleer Teknoloji Enstitüsü (NINT) bünyesinde görev yapan bilim insanları, uzay savunma teknolojilerinde dengeleri değiştirebilecek yeni bir askeri gelişmeye imza attı. Xi’an merkezli ordu araştırma kurumunda geliştirilen TPG1000Cs cihazı, yüksek güçlü mikrodalga (HPM) silahlarının operasyonel verimliliğini ve taşınabilirliğini artırmayı hedefliyor. Geliştirilen bu yeni teknoloji, Çin'i uzay tabanlı silahlanma yarışında Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya gibi rakiplerinin karşısında stratejik bir konuma yerleştirebilir.
Kompakt tasarım ve yüksek performans verileri testlerle kanıtlandı
Yaklaşık dört metre uzunluğa ve beş ton ağırlığa sahip olan TPG1000Cs, muadili olan diğer sistemlerle kıyaslandığında oldukça küçük boyutlarıyla öne çıkıyor. Cihazın sergilediği performans verileri, 13 Ocak’ta Çin’de yayımlanan High Power Laser and Particle Beams dergisinde detaylandırıldı. Yayımlanan çalışmada, “Sistem, aralıksız birer dakikalık çalışma sürelerinde kararlı biçimde çalışarak, performansını koruyarak yaklaşık 200 bin darbe üretmeyi başardı” ifadelerine yer verildi. Benzer teknolojilerin şimdiye kadar yalnızca birkaç saniyelik kesintisiz çalışma gerçekleştirebildiği ve devasa boyutları nedeniyle mobil silahlara entegre edilmesinde zorluklar yaşandığı biliniyor.
Mevcut enerji ihtiyacının çok üzerinde bir güç kapasitesi sunuluyor
Haberleşme uydularını etkisiz hale getirmek için gereken enerji eşiği, bu yeni teknolojiyle fazlasıyla aşılmış durumda. Araştırma sonuçlarına göre TPG1000Cs sistemi, 20 gigavata kadar ulaşabilen elektrik darbeleri üretme kapasitesine sahip. Uzman görüşleri, Starlink gibi alçak Dünya yörüngesinde bulunan uydu ağlarının işleyişini bozmak için yer tabanlı bir mikrodalga silahının yaklaşık 1 gigavatlık bir çıkış gücüne ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Çin’in geliştirdiği sistemin sunduğu bu yüksek enerji çıktısı, hedeflenen uydu ağları üzerindeki baskıyı artırma potansiyeli taşıyor.
Yörünge enkazı riski olmadan elektronik sistemler devre dışı bırakılıyor
Yüksek güçlü mikrodalga teknolojisi, uyduların fiziksel olarak parçalanması yerine doğrudan elektronik devrelerini hedef alıyor. ABD, Rusya ve Çin tarafından uzun süredir incelenen bu yöntem, geleneksel anti-uydu silahlarının yarattığı enkaz bulutu riskini ortadan kaldırıyor. Fiziksel imha sonucu oluşan yörünge çöpleri, saldırıyı yapan ülkenin kendi uyduları da dahil olmak üzere tüm uzay araçları için tehdit oluştururken; mikrodalga silahları teorik olarak enkaz yaratmadan sistemleri kapatabiliyor. Bu durum, askeri operasyonlarda saldırının kaynağının gizlenmesine ve stratejik bir inkar edilebilirliğe olanak tanıyor.
Özel sıvı yalıtım malzemesi sistemin küçültülmesini sağladı
Teknolojik atılımın temelinde, Midel 7131 olarak adlandırılan özel bir sıvı yalıtım maddesinin kullanımı yatıyor. Cihazın boyutlarındaki belirgin küçülmenin bu malzeme sayesinde mümkün olduğunu belirten araştırmacılar, makalelerinde şu teknik detayları paylaştı:
“Yüksek enerji yoğunluklu sıvı dielektrik Midel 7131’in ve çift genişlikli darbe şekillendirme hattının kullanılmasıyla, entegre Tesla transformatörü ve darbe şekillendirme sisteminin küçültülmesi sağlandı.”
Elon Musk’ın Starlink ağı gibi modern uydu sistemleri, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sırasında sergilediği dirençle karıştırma girişimlerine karşı dayanıklılığını kanıtlamıştı. Çin ise son yıllarda bu tür geniş uydu takımyıldızlarını engelleyebilecek yöntemler üzerine bilimsel çalışmalarını yoğunlaştırmaya devam ediyor.