İzmir'de yaşayan 76 yaşındaki emekli devlet memuru Niyazi Yıldız, aldığı 22 bin 600 liralık maaşla geçinemediğini belirterek barınma ve gıda ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ifade etti. ANKA Haber Ajansı'na konuşan Yıldız, 1974 yılında göreve başladığını ve 29 yıl boyunca devlete hizmet ettiğini dile getirerek, emeklilik hayallerinin yerini geçim kaygısının aldığını söyledİ:
"29 yıl devlet memurluğu yaptım. Çok seviniyordum. Emekli oldum da özgürlüğüme kavuştum. Torunlarıma bakıyorum, çocuklarıma bakıyorum. Güzel bir ortamda yaşayayım. Yurt dışına gideyim, dağlara, taşlara gideyim, temiz hava alayım. Maalesef, meğersem öyle değilmiş. Ama söylerken şimdi içimden bir ağlamak geliyor."
"Depoda yatıyorum"
Konut kiralarının yüksekliği nedeniyle bir esnafın 40 bin liraya kiraladığı depoda kalmak zorunda kaldığını anlatan Yıldız, kira masrafını nasıl paylaştıklarını şu sözlerle aktardı:
"Burası oturduğum yer depo. Malzeme var içerisinde. Esnafın birisi depo olarak tutmuş. 40 bin lira. 30 bin lirasını o veriyor. 10 bin lirasını da ben veriyorum. Depoda yatıyorum depoda." Yaşadığı 1 artı 1 yerin banyo, tuvalet ve mutfağının bir arada olduğunu belirten Yıldız, "Nasıl geçineceğim? Gasp mı yapalım? Soygun mu yapalım? Esrar eroin mi satalım? Ne yapalım? Ben girmişim 76 yaşına. Nasıl çalışacağım? Çalışsam da iş yok."

Ekonomik veriler ve alım gücü kaybı
Geçmiş yıllardaki alım gücü ile günümüzü kıyaslayan Yıldız, ödediği vergilerin karşılığını alamadığını savundu. Memur olduğu dönemdeki para değerine atıfta bulundu:
"Bana verdiğim vergilerin bana hesabını yap. Bana öde, maaş verme. 29 yıl hesabımı yap. O zamanlar 5 kuruş, 10 kuruş vardı. Ben 1974'te memur oldum. En büyük paramız 10 liraydı. Şimdi 200 lira. 200 lira bana bir çorba vermiyorlar. Zaten cebimde 200 lira yok."
Aldığı somun ekmeğin yarısını gösteren emekli vatandaş, öğününü sadece yarım ekmek ve peynirle geçirdiğini belirtti.
Çalışmak zorunda kalan emeklilerin durumu
68 yaşındaki emekli Metin Yıldırım da 5 buçuk yıl önce emekli olmasına rağmen geçinebilmek için bir çay ocağında çalışmaya devam ettiğini söyledi. Yıldırım, Emekli olduğunda asgari ücretin iki katı maaş aldığını ancak şu anki 27 bin liralık maaşının asgari ücret seviyesine gerilediğini ifade etti:
"21 bin lira kira veriyorum. Taksitler ödüyoruz. Ayda 30 bini geçiyor. Eskiden ayda bir kuşbaşı alırdık. Şimdi ayda bir yarım kilo, 700 gram kıyma alıyoruz. Onu da eşim 3-4 yemeğe bölüyor yani. Tamamen gıdasızlık, yani perişan durumdayız."
Yıldırım, yüksek prim ödeyenlerle hiç prim ödemeyenlerin maaşlarının birbirine yaklaşmasına tepki gösterdi:
"Benim 56-60 maaş almam lazım. 27 binlerde, 28 binlerde geziyoruz yani."

Çift maaşlı hanelerde geçim dertleri
Evine iki emekli maaşı giren ve mülkiyeti kendisine ait bir dükkanı olan Oya Tüzün ise ekonomik şartların herkesi zorladığını vurguladı. Tüzün, kendi durumunun bile sınırda olduğunu belirtti:
"Düşünün, tek bir maaşla evini geçindiren, kirasını veren, çoluk çocuk okutan bir insan ne yapabilir? 20 bin lirayla. Bugün bir pazara çıkıyorsunuz, en az 3-4 bin lira pazarda harcamanız gerekiyor ki istediklerinizi alabilirsiniz."
Özellikle çocuklu ailelerin pazar masraflarını karşılayamayacağını söyleyen Tüzün, çok zor günlerden geçildiğini sözlerine ekledi.





