Ekonomi

Fahiş site aidatlarına düzenleme sonrası ilk açıklama

Bakan Kurum, aidat yönetiminde keyfi fiyatlandırmaların önüne geçecek ve denetim mekanizmalarını güçlendirecek kapsamlı bir yasal düzenlemenin TBMM gündemine taşındığını duyurdu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, özellikle büyük şehirlerde kira bedelleriyle yarışır hale gelen "fahiş aidat" sorununa kalıcı çözüm getirecek yasal düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındığını duyurdu. Site sakinlerinin omuzundaki mali yükü hafifletmeyi amaçlayan bu mevzuat çalışması, yönetim süreçlerini şeffaf, denetlenebilir ve kurallara bağlı bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor.

Aidat artışlarına "enflasyon" sınırı

Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, site yönetimlerinin keyfi kararlarla aidat belirleme dönemi resmen sona erecek. Bakan Kurum, aidat artış oranlarının yıllık enflasyon rakamlarını aşamayacağını vurgulayarak, bu sayede fahiş zamların yasal olarak engelleneceğini belirtti. Mevcut sistemde site yönetimlerinin yeterli bir denetim mekanizmasına tabi olmadığını ifade eden Kurum, vatandaşlardan gelen yoğun şikayetler üzerine bu adımı attıklarını kaydetti.

Yönetim şirketlerine bakanlık denetimi ve belgelendirme

Sektördeki profesyonelleşmeyi bir düzene sokmak amacıyla, site yönetim hizmeti veren şirketler artık Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından sıkı bir süzgeçten geçirilecek. Bu şirketlerin Bakanlık tarafından sınıflandırılacağını ve belgelendirileceğini belirten Kurum, lisansı olmayan yapıların bu faaliyetleri yürütemeyeceğinin sinyalini verdi. Şirketlerin faaliyetleri, rutin olarak yılda en az bir kez Bakanlık müfettişlerince denetlenecek.

Hızlı müdahale ve şeffaf yönetim

Bakan Kurum, rutin denetimlerin yanı sıra şikayet odaklı bir takip sistemi kurulacağını da sözlerine ekledi. Herhangi bir usulsüzlük veya haksız artış iddiası durumunda, site sakinlerinin başvurusu üzerine Bakanlık ekipleri hızla denetim süreci başlatacak. Meclis’in onayına sunulan bu düzenleme ile sitelerin sadece birer yerleşim alanı değil, aynı zamanda mali açıdan güvenli limanlar haline getirilmesi amaçlanıyor.