Küresel enerji koridorları, Beyaz Saray’dan gelen Grönland hamlesiyle tarihin en belirsiz dönemlerinden birine sürükleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın stratejik öneme sahip Grönland’ı ilhak etme planları, uluslararası diplomasiyi sarsmakla kalmadı, enerji piyasalarında da sert bir satış dalgasını tetikledi. Ham petrol fiyatları, artan jeopolitik risklerin küresel ticaret düzenini bozacağı endişesiyle yönünü aşağı çevirdi.
Atlantik ötesi ittifak çatlıyor
Washington’ın Arktik bölgesinde mutlak hakimiyet kurma çabası, on yıllardır süregelen ABD-AB ittifakını tarihin en derin güven bunalımıyla karşı karşıya bıraktı. Avrupa başkentlerinden yükselen sert tepkiler, yatırımcı nezdinde "Batı blokunda çatlak" olarak yorumlandı. Bu belirsizlik ortamında risk iştahı hızla yerini tedirginliğe bırakırken, fon yönetimi devleri hisse senetleri ve ham petrol gibi riskli varlıklardan nakde ve altına kaçmaya başladı. Piyasalarda hakim olan bu karamsar hava, emtia talebinin önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor.
IEA: Arz talebi ezebilir
Piyasalardaki yangını körükleyen bir diğer gelişme ise Uluslararası Enerji Ajansı’ndan (IEA) geldi. Ajansın yayımladığı 2026 projeksiyon raporu, arz ve talep dengesinin üreticiler aleyhine bozulduğunu tescilledi. IEA, küresel ekonomik yavaşlamaya bağlı olarak talebin zayıfladığını, buna karşılık üretim kanallarındaki artışın piyasada devasa bir "arz fazlası" yaratacağını öngörüyor.
Petrol fiyatları kıskaç altında
Ham petrol fiyatları şu an iki ana baskı unsuru arasında sıkışmış durumda: Bir yanda Grönland üzerinden tırmanan diplomatik krizin ticaret savaşlarını tetikleme ihtimali, diğer yanda ise küresel ekonomideki durgunluk sinyalleriyle düşen enerji ihtiyacı. Enerji analistleri, ABD-AB arasındaki bu gerilimin somut gümrük vergisi yaptırımlarına dönüşmesi halinde, petrol fiyatlarındaki düşüşün bir "çöküşe" evrilebileceği konusunda uyarıyor.