Ekonomi

Her 100 işçiden sadece 7'si sendikalı

Türkiye’de sendikalaşma oranları kağıt üzerinde yüzde 14,5 görünse de kayıt dışı çalışanlar ve toplu sözleşme engelleri eklendiğinde fiili tablo çok daha farklı.

DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın Ocak 2026 verilerini temel alarak hazırladığı Sendikalaşma ve Toplu Pazarlık Raporunu yayımladı. Raporda, resmi verilerin sahadaki acı gerçeği gizlediği ve özel sektör çalışanlarının büyük bir kısmının en temel sendikal haklardan mahrum olduğu savunuldu.

İstatistiklerdeki %14,5 aldatmacası

Resmi Gazete’de yayımlanan bakanlık verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 16,7 milyon sigortalı işçinin 2,4 milyonu sendika üyesi olarak görünüyor. Ancak DİSK-AR, bu rakamın fiili durumu yansıtmadığını belirtti. Kayıt dışı çalışanlar hesaba katıldığında, resmi olarak %14,5 olan sendikalaşma oranı fiilen %12 seviyesine geriliyor.

Sendika üyesi olmak, hak kazanımı anlamına gelmiyor. İşçilerin sadece %9,6’sı aktif bir toplu iş sözleşmesinden (TİS) yararlanabiliyor.

Özel sektörde sendika yok denecek kadar az

Raporun en dikkat çekici bölümü, kamu ve özel sektör arasındaki derin farkı ortaya koyuyor. Kamuda sendikalaşma oranı %75,6 gibi yüksek bir seviyede seyrederken, özel sektör adeta bir "örgütlenme çölüne" dönüşmüş durumda:

Özel sektördeki sigortalı işçiler arasında sendikalaşma oranı sadece %6,8. Kayıt dışı çalışanlar dahil edildiğinde (toplam 18,3 milyon işçi), özel sektörde fiili sendikalaşma oranı %5,9’a kadar düşüyor.

100 işçiden sadece 4’ü sözleşme korumasında

DİSK-AR’ın analizine göre, özel sektörde toplu pazarlık hakkı neredeyse tamamen ortadan kalkmış durumda. Yaklaşık 18,3 milyon özel sektör çalışanının sadece 800 bini toplu iş sözleşmesi kapsamında bulunuyor. Bu veri, özel sektördeki işçilerin %95,7’sinin herhangi bir toplu pazarlık hakkı olmadan, işverenin tek taraflı belirlediği koşullarda çalıştığını gösteriyor. Fiili toplu sözleşme kapsamı ise bu alanda %4,3 düzeyinde kalarak tarihi bir düşük seviyeye işaret ediyor.