Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de geçtiğimiz yıl meydana gelen ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangın faciası, yeni bir hukuki boyut kazandı. Başkent Kayak ve Doğa Sporları Kulübü’nün düzenlediği kampa yardımcı eğitmen olarak katılan lise öğrencileri Ömür Kotan ve Eren Bağcı’nın aileleri, olaydan sağ kurtulan kulüp yetkilileri hakkında şikayetçi oldu. Aileler; Kulüp Başkanı M.G. ile eğitmenler E.A. ve Y.A.’nın, çocuklarının ölümünde doğrudan sorumlulukları olduğunu iddia ederek Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu.
Koridorda bekletildiler iddiası
Suç duyurusu dilekçesinde yer alan bilgilere göre, 18 yaşındaki Ömür Kotan ve 15 yaşındaki Eren Bağcı, yangın esnasında eğitmenler E.A. ve Y.A. ile aynı odada bulunuyordu. İddiaya göre eğitmenler kendileri kurtulurken, iki gence koridora çıkarak beklemeleri talimatını verdi. Şüphelilerin ceza davası kapsamında verdikleri ifadelerde, Kotan ve Bağcı’ya dışarıda beklemeleri söylendiği, bu esnada Kulüp Başkanı M.G.’nin odasından hiç çıkmadığı ve kapı altlarını ıslak tekstil ürünleriyle kapatarak önlem aldığı belirtildi. M.G.’nin kimseyi uyarmadığı, bu görevi Y.A.’ya devrettiği, E.A.’nın ise yan odadaki kardeşini alarak M.G.’nin odasına sığındığı ve oraya getirilen merdivenle tahliye edildikleri aktarıldı.

Olası kastla öldürme suçlaması
Ailelerin avukatları aracılığıyla sunduğu dilekçede, şüphelilerin henüz reşit olan veya olmayan iki genci zehirli gazların bulunduğu koridorda kaderine terk ettikleri vurgulandı. Savcılığa sunulan metinde şu ifadeler yer aldı:
"Şüpheliler, kendi sorumlulukları altında olan, birisi yangından henüz 2 hafta önce 18 yaşına girmiş, ilk kez yardımcı eğitmen sıfatıyla kampa katılan, diğeri de sadece 15 yaşında iki lise öğrencisini, üstelik de koridorda beklemeleri talimatını vererek, ölümcül yangın gazlarının ve ölümcül düzeyde sıcak havanın olduğu o koridorda kendi kaderlerine terk etmiş olup, bu talihsiz seçim neticesinde Ömür ve Eren, yaşamlarını yitirmiştir. Şüphelilerin, o gece sorumlulukları altındaki bu iki çocuğu, öleceklerini bile bile o ölüm koridorunda bıraktıkları ve bu sayede, onların ölümüne neden oldukları açıktır. Bu nedenle, şüphelilerin 3'ü yönünden 'Olası kastla öldürmek' suçundan iddianame düzenlenmesini ve yargılanmalarını talep ediyoruz."
Ailelerden sessiz kalınmasına tepki
Yaşanan süreçte şüphelilerin sessiz kalmasının şüphe uyandırıcı olduğunu belirten anne Zeynep Kotan, çocuklarının ekipteki en deneyimsiz isimler olduğuna dikkat çekti. Kotan, M.G.’nin kendisini soğukkanlı bir "komando" olarak tanımlamasına rağmen hiçbir kurtarma çabasına girmediğini savundu. Anne Kotan şunları söyledi:
"M.G., Ömür ve Eren'i telefondan bir kez dahi aramadığını bize ifadelerinde söyledi. ‘Aklıma gelmedi’ dedi. Kendi sorumluluğunda olan kişiler için kılını bile kıpırdatmadığını biz anlıyoruz. Ayrıca üçü de hiçbir şikayette bulunmadılar. İki arkadaşlarını kaybettikleri bir durumda şikayetçi olmamaları bize çok garip geldi."

Sorumlulukların yerine getirilmediği iddiası
Eren Bağcı’nın babası Rıza Eray Bağcı ise kamp kafilesindeki 44 kişinin güvenliğinden sorumlu olan M.G.’nin, ne telefonla ne de kapılarını çalarak kimseyi uyandırmadığını ifade etti. Baba Bağcı, tecrübeli bir isim olan kulüp başkanının pasif kaldığını belirterek şöyle konuştu:
"M.G., komando eğitimi almış, mühendis. 13 yıldır burada kamp düzenliyor. Ama kendisi odadan dışarı çıkmıyor. Aramamak bir sorumsuzluk, yaşı küçük birini böyle bir yangının ortasına atmak ayrı bir sorumsuzluk. Şikayetçiyiz."
Konuyla ilgili soruşturma süreci devam ediyor.





