Hava kirliliği, günümüzde en kritik çevresel sağlık problemlerinden biri olarak nitelendiriliyor. Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Işık Kaban, solunan kalitesiz havanın akciğer ve kalp üzerindeki bilinen etkilerinin ötesinde, hem kadın hem de erkeklerin üreme sağlığını doğrudan etkilediğini vurguladı. Uzun yıllardır yürütülen bilimsel araştırmalara dikkat çeken Doç. Dr. Kaban, “Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, uzun süre kirli havaya maruz kalmanın çocuk sahibi olma şansını olumsuz etkileyebileceğini göstermektedir” açıklamasında bulundu.
Kadınlarda yumurtalık rezervini tehdit eden faktörler
Kadınların doğurganlık yetisi, büyük oranda yumurtalık rezervinin durumuna bağlı olarak şekilleniyor. Bu rezervin ölçülmesinde temel gösterge olan Anti-Müllerian Hormon (AMH) seviyesinin, hava kirliliği ile doğrudan bağlantılı olabileceği ifade ediliyor. Bahçeci Tüp Bebek doktorlarından Doç. Dr. Işık Kaban, yaşla birlikte azalan AMH düzeyinin sigara, stres ve çevresel etkenlerle daha hızlı düştüğünü belirtti:
, “Araştırmalar, hava kirliliğinin yoğun olduğu ve trafiğin fazla olduğu bölgelerde yaşayan kadınlarda AMH düzeylerinin daha düşük olabildiğini göstermektedir. Bu durum, hava kirliliğinin yumurtalıklar üzerinde olumsuz bir etki yaratabileceğini düşündürmektedir. Kirli havaya uzun süre maruz kalmanın, yumurtalıkların biyolojik yaşlanma sürecini hızlandırabileceği öne sürülmektedir.”

Erkeklerde sperm kalitesi ve hava kirliliği ilişkisi
Erkek üreme sisteminin çevresel etkilere karşı yüksek bir hassasiyet taşıdığı biliniyor. Havada asılı kalan mikroskobik partiküllerin solunum yoluyla kana karışabildiğini ifade eden Doç. Dr. Kaban, bu maddelerin sperm üretim süreçlerini sekteye uğratabileceğine dikkat çekti. Kaban, konuyla ilgili tıbbi verilere değindi:
“Bilimsel çalışmalarda, hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan erkeklerde sperm sayısında azalma, sperm hareketliliğinde bozulma ve sperm DNA hasarında artış bildirilmiştir. Bu değişiklikler, gebelik şansını ve sağlıklı embriyo gelişimini olumsuz etkileyebilir.”

Gebelik süreci ve bebek sağlığı üzerindeki riskler
Hava kirliliğinin yarattığı olumsuz etkiler, sadece döllenme öncesi dönemle sınırlı kalmayıp gebelik süresince de devam edebiliyor. Doç. Dr. Işık Kaban, temiz hava solumanın hem anne hem de bebek sağlığı için gebelik öncesinden başlayarak kritik önem taşıdığını ifade etti. Kaban, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hava kirliliğinin etkileri yalnızca gebelik oluşana kadar değil, gebelik süreci boyunca da devam edebilir. Kirli havaya maruz kalmak, bazı olumsuz gebelik sonuçlarının görülme riskini artırabilmektedir. Bu nedenle gebelik döneminde olduğu kadar, gebelik öncesinde de temiz hava solumak anne ve bebek sağlığı açısından önemlidir.”

Bireysel önlemler ve yardımcı tedavi seçenekleri
Hava kirliliğini tamamen engellemenin toplumsal bir mesele olduğunu ancak kişisel maruziyetin azaltılabileceğini belirten Doç. Dr. Kaban, çözüm önerilerini de sıraladı. Kaban, sigara dumanından uzak durmanın, trafik yoğunluğunun yüksek olduğu alanlarda bulunmamanın ve yaşam alanlarındaki hava kalitesini artırmanın destekleyici bir rol oynadığını dile getirdi. Açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Hava kirliliği tek başına kısırlık nedeni değildir. Ancak kadın ve erkek üreme sağlığını olumsuz etkileyebilen önemli bir risk faktörüdür. Bu nedenle temiz hava, yalnızca çevresel bir konu değil; gelecek nesillerin sağlığıyla doğrudan ilişkili bir konudur. Çevresel faktörlere rağmen gebelik elde edilemeyen durumlarda ise yardımcı üreme tedavileri önemli bir seçenek olmaya devam etmektedir.”





