Ekonomi

ÖSYM'nin sınav ücreti 2 bin TL'yi aştı

ÖSYM, 2026 yılı sınav takvimiyle birlikte başvuru ücretlerini de güncelledi. Yapılan son düzenlemeyle üniversiteye giriş kapısı olan YKS oturum ücretleri rekor bir artışla 700 TL seviyesine ulaştı

Abone Ol

BirGün gazetesinde yer alan habere göre, gençlerin geleceğini belirleyen merkezi sınavların maliyeti, asgari ücretin açlık sınırı altında kaldığı bir dönemde başlı başına bir eleme mekanizması haline geldi.

Sınav başvurusu için yüklü miktar

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 2026 yılı için belirlenen güncel rakamlar, öğrencileri daha sınav salonuna girmeden büyük bir mali yükle karşı karşıya bırakıyor.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) her bir oturumun (TYT, AYT, YDT) ücreti 700 TL’ye yükseldi. Üç oturuma da katılacak bir adayın sadece başvuru için 2 bin 100 TL ödemesi gerekiyor.

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) sınavının 700 TL’lik ücreti de eklendiğinde, askeri ve sivil üniversite şansını denemek isteyen bir gencin cebinden yaklaşık 2 bin 800 TL çıkıyor.

Akademik kariyer ve kamuya giriş maliyeti

Üniversite sonrasındaki sınav trafiğinde de tablo ağırlaşıyor. 2026 öngörülerine göre; akademik kariyer için girilen ALES yaklaşık 700 TL, YDS 1300 TL ve YÖKDİL 1200 TL olarak belirlendi. Kamu personeli olmak isteyenlerin gireceği KPSS’nin ise 800 TL civarında olması bekleniyor. Lisans mezunu bir gencin bu temel sınavların tamamına girmesinin maliyeti 4 bin TL’yi aşıyor.

Uluslararası standartlarda dil yeterliliği almak isteyenler için ise rakamlar katlanıyor; TOEFL güncel kurla yaklaşık 10 bin TL, IELTS ise 4 bin 500 TL seviyelerine ulaşmış durumda.

"Eğitim ticari bir işletme mantığıyla yürütülemez"

Haberde görüşlerine yer verilen Eğitim Sen Yükseköğretim Genel Sekreteri Evrim Gülez, sınav ücretlerinin kamusal bir hak olan eğitimi fiilen paralı hale getirdiğini vurguladı. Gülez, parası olmayanın sınava dahi giremediği bir tablonun yoksul aileler için fiili bir eleme yarattığını belirtti.

Devletin ölçme ve yerleştirme görevini "kendi kendini finanse eden bir işletme" mantığıyla yürütemeyeceğini ifade eden Gülez, şu uyarıda bulundu:

"Eğitim bir ayrıcalık veya satın alınabilir bir hizmet değildir. Herkes için eşit, parasız ve kamusal bir haktır. Merkezi sınavların tamamı ücretsiz olmalıdır; bu hakka konulan her ekonomik engel toplumsal eşitsizliği derinleştirmektedir."