İktidarın son dönemdeki tartışmalı politikaları, sembolik ancak son derece güçlü bir tepki hareketini doğurdu. Son bir ay içinde, biri ilahiyatçı diğeri yazar iki Müslüman kadın, hükümetin "dini değerleri istismar eden" ve "şiddeti meşrulaştıran" uygulamalarını protesto etmek için başörtülerini çıkarma kararı aldı. Bu eylemler, başörtüsünü bir itaat sembolü olmaktan çıkarıp bir "reddiye ve protesto" simgesine dönüştürdü.

Sokak Hayvanları Yasası'na Tepki

Protesto dalgasının son ismi, Toplumsal Esenlik Derneği üyesi ve ilahiyatçı Emine Yücel oldu. Yücel, sokak hayvanlarının toplatılmasına olanak sağlayan ve hayvan hakları savunucularınca "katliam yasası" olarak nitelendirilen düzenlemeye tepkisini bu şekilde gösterdi. Yücel, yaptığı açıklamada, "İslam’ın başka hiçbir prensibine yüklenmeyen bir önem, değer, misyon atfediliyor başörtüsüne. Bu misyon sebebiyle küresel emperyalizm, dini duygularımızla birlikte başörtümüzü algı yönetiminde kullanıyor" ifadelerini kullanarak, eyleminin arkasındaki siyasi ve toplumsal eleştiriyi ortaya koydu.

Berrin Sönmez de Diyanet'in Hutbelerine İsyan Etmişti

Yücel'den yaklaşık bir ay önce, benzer bir protesto yazar Berrin Sönmez'den gelmişti. Sönmez, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, özellikle "haya ve edep" kavramlarını kadın bedenine indirgeyen ve ataerkil bir din anlayışını pompaladığını iddia ettiği hutbelerine, başörtüsünü çıkararak tepki göstermişti. Sönmez, "Dini değerler dar ve ataerkil bir yorumla sunuluyor. Bu bir dayatmadır" demişti.

Kaynak: t24