Siyaset

Terö*süz Türkiye hedefine adım adım: Komisyon raporu oy çokluğuyla kabul edildi

TBMM çatısı altında "Terörsüz Türkiye" vizyonuyla faaliyet gösteren Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, hazırladığı kapsamlı raporu 21. toplantısında karara bağladı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanan heyet, 47 kabul oyuyla stratejik yol haritasını onayladı.

Abone Ol

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Türkiye’nin terör gündemini sonlandırma ve toplumsal bütünleşmeyi sağlama hedefiyle hazırladığı nihai raporu oylamaya sundu. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yönetiminde gerçekleştirilen 21. oturuma 50 milletvekili katılım sağladı. Yapılan değerlendirmeler ve siyasi parti gruplarının görüş bildirimlerinin ardından oylanan taslak metin, oy çokluğuyla kabul edilerek resmiyet kazandı.

Komisyonun ortak raporunda somut öneriler dikkat çekti. Metinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına eksiksiz uyulmasının sağlanması gerektiği vurgulandı. Kamuoyunda "umut hakkı" olarak tartışılan konuya ise doğrudan isim verilmeden, "infaz adaletinin tesisi" ifadesiyle atıf yapıldı.

Numan Kurtulmuş: “Hiçbir partinin ortak iki cümlesi yoktu”

Oylama sonuçlarını paylaşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, raporun 47 "kabul", 2 "ret" ve 1 "çekimser" oyla geçtiğini duyurdu. Sürecin zorluğuna ve yürütülen yoğun diplomasi trafiğine dikkat çeken Kurtulmuş, başlangıçta partiler arasında fikir birliği bulunmadığını ancak gelinen noktanın bir "demokrasi örneği" olduğunu vurguladı. Kurtulmuş şu ifadeleri kullandı:

"İlk raporlar ortaya çıktığında samimiyetle söyleyeyim, neredeyse hiçbir partinin ortak iki cümlesi yoktu. Arkadaşlarımız kendi görüşlerinde diretmek yerine, herkes olabileceği söyleyerek, olabileceği kabul ederek ortak bu noktaya gelindi."

Sosyal medya üzerinden paylaşılan vizyon belgesinde kardeşlik vurgusu öne çıktı

Numan Kurtulmuş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, komisyonun aylar süren şeffaf ve karşılıklı saygıya dayalı çalışmalarını tamamladığını ifade etti. Şehitlerin emaneti ve gazilerin vakur duruşunun rehber alındığını belirten Kurtulmuş, raporun güvenliği tahkim ederken hukuk devleti ve temel hakları güçlendiren bir yol haritası olduğunu kaydetti. Kurtulmuş şunları kaydetti:

"Önerilen yasal düzenlemeleri titizlikle hayata geçirirken, kardeşlik hukukunu pekiştiren ve toplumla uyumu güçlendiren ilkeleri koruyacağız."

Tamamlanan Terörsüz Türkiye Raporu 7 bölümden oluşuyor:

  • Komisyon çalışmaları
  • Komisyonun temel hedefleri
  • Türk-Kürt kardeşliği tarihi
  • Komisyonda dinlenen kişilerin analizleri
  • PKK'nın kendini feshetme süreci
  • Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri
  • Demokratikleşme ile ilgili öneriler

Yedi bölümden oluşan raporun merkezinde örgütün tasfiyesi yer alıyor

Yedi ana bölümden oluşan raporun içeriği, sürecin teknik ve hukuki detaylarını barındırıyor. İlk bölümlerde komisyon çalışmaları, hedefler ve Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi temelleri ele alınırken; dördüncü bölümde mutabakat alanları, beşinci bölümde ise PKK’nın silah bırakma süreci işleniyor. Altıncı ve yedinci bölümlerde ise demokratikleşme önerileri ile yasal düzenleme taslakları yer alıyor. TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Bozkurt tarafından okunan metinde, sürecin en kritik eşiğinin örgütün tamamen tasfiye edildiğinin devletin güvenlik birimlerince "tespit ve teyit" edilmesi olduğu belirtiliyor.

Toplumsal bütünleşme için müstakil ve geçici bir yasa öneriliyor

Raporda, silah bırakma sürecini ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş geçici bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu kaydediliyor. Bu kanunun temel amacının şiddeti reddeden bireylerin topluma kazandırılması olduğu ifade edilirken, düzenlemenin kamu vicdanını gözetmesi gerektiği vurgulanıyor. "Yasal düzenlemeler, toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır" denilen raporda, her örgüt mensubu için mutlaka adli işlem yapılmasının altı çiziliyor. Ayrıca bölgeye yönelik ekonomik ve sosyal yatırımların zenginleştirilerek sürdürülmesi tavsiye ediliyor.

Yürütme bünyesinde kurulacak mekanizma ile süreç anlık izlenecek

Önerilen yasal çerçeve kapsamında, sürecin etkinliğini denetleyecek bir "İzleme ve Raporlama Mekanizması" kurulması öngörülüyor. Bu mekanizma sayesinde kamuoyunun her aşamada bilgilendirileceği ve kurumlar arası eş güdümün sağlanacağı belirtiliyor. Ayrıca komisyon çalışmalarına katılan ve süreçte görev alan kişilere yasal güvence sağlanması da raporda yer alan kritik öneriler arasında bulunuyor.

Umut hakkı: Yargısal süreçlerde AİHM ve Anayasa Mahkemesi içtihatları esas alınacak

Raporun demokratikleşme bölümünde, Türkiye’nin demokratik standartlarını yükseltecek öneriler sunuluyor. AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumun hukuk devleti için elzem olduğu belirtilerek, bu uyumu sağlayacak mekanizmaların güçlendirilmesi isteniyor. İnfaz sisteminin evrensel ilkeler ışığında yeniden ele alınması, hasta ve yaşlı tutuklular için infaz ertelemesi imkanlarının değerlendirilmesi ve tutuksuz yargılamanın esas alınması gerektiği vurgulanıyor.

İfade özgürlüğünün güçlendirilmesi ve yeni Siyasi Partiler Kanunu teklifi

Hak ve özgürlüklerin genişletilmesi amacıyla hazırlanan öneriler listesinde; Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun yeniden düzenlenmesi, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun etkinleştirilmesi ve şiddet içermeyen fiillerin terör suçu kapsamından çıkarılması yer alıyor. Ayrıca, demokratik katılımı artırmak adına yeni bir Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve Siyasi Etik Kanunu hazırlanması gerektiği ifade ediliyor. Yerel yönetimler başlığında ise belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması durumunda yeni başkanın belediye meclisi tarafından seçilmesi öneriliyor.

Türkiye Modeli ile kalıcı huzurun inşa edilmesi hedefleniyor

Raporun sonuç bölümünde, geliştirilen stratejinin dış modellerden bağımsız, tamamen Türkiye’nin tecrübelerine dayanan özgün bir "Türkiye Modeli" olduğu belirtiliyor. Şiddet ve terörle mücadelenin sadece güvenlik eksenli kalmaması gerektiği, tam demokrasi ve eşit yurttaşlık bilinciyle desteklenmesinin kalıcı barışı getireceği savunuluyor. Siyasetin çözüm üretme kapasitesinin bu süreçle birlikte tescillendiği ifade ediliyor.

Cüneyt Yüksel: Bu rapor bir af düzenlemesi veya cezasızlık modeli değildir

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, raporun "Terörsüz Türkiye" vizyonunun devlet politikası haline gelmesi açısından tarihi bir belge olduğunu söyledi. Meclis’teki %95’lik temsil oranının raporun meşruiyetini kanıtladığını belirten Yüksel, sürecin herhangi bir pazarlığa dayanmadığını vurguladı. Yüksel,

"Önerilen müstakil ve geçici mahiyette kanun yaklaşımı ne bir af düzenlemesi ne de cezasızlık algısı doğuracak bir modeldir"

Diyerek, mağdur adaletini önceleyen milli bir yol haritasının çizildiğini kaydetti.

Söz konusu raporun ilerleyen süreçte yasama takvimine alınarak Genel Kurul gündemine taşınması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ilk yorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "Valiler Buluşması" programında kabul edilen raporla ilgili açıklamada bulundu.

Erdoğan şu değerlendirmede bulundu:

"Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum şimdi meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütaalalar başlayacak. Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce terörsüz Türkiye'yi inşallah ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyada kuvveden fiile çıkaracağız. "