Ekonomi

Türkiye’de her iki aileden biri borçlu

Türkiye'de hane halkı ekonomisine dair güncel veriler, vatandaşların geçimini sürdürebilmek için artan bir oranda borçlanmaya yöneldiğini gözler önüne serdi.

Türkiye’de hane halkı ekonomisi alarm veriyor. OWL Intelligence LTD tarafından hazırlanan "2025 Son Çeyrek Finansal İyilik Hali Monitörü" araştırması, vatandaşların ekonomik hayatta kalma mücadelesini ve derinleşen borç krizini gözler önüne serdi. Veriler, toplumun yarısından fazlasının borç yükü altında olduğunu ve bu borçların ödenmesinde ciddi tıkanıklıklar yaşandığını kanıtlıyor.

Kredi kartlarına yüklenildi

Nefes Gazetesinde yer alan haberde, araştırmaya göre Türkiye genelinde hanelerin yarısından fazlası borçlu durumda. Borçlu olan her iki haneden birinde ise vadesi geçmiş ödemeler bulunuyor. Kredi kartı kullanım alışkanlıkları, nakit akışındaki sıkışıklığı net bir şekilde özetliyor. Vatandaşların %38,4'ü kart borcunun sadece asgari tutarını yatırabiliyor. Borcunu hiç ödeyemeyenlerin oranı %6,6 seviyesinde.

Borcun tamamını kapatabilenlerin büyük bir kısmı (%30), bunu yaparken ciddi şekilde zorlandığını belirtiyor.

İstatistiklere yansımayan gizli borçlanma

Vatandaşlar sadece bankalara değil, geleneksel kanallara da borçlanıyor. Finansal kayıtlarda görünmeyen bu "görünmez borçlar" büyük bir risk oluşturuyor. Ay sonunu getirmek isteyenlerin %12,4'ü arkadaş ve akrabasından, %7,1'i ise mahalle esnafından borç alarak geçiniyor.

Hane büyüdükçe borç katlanıyor

Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri de hane nüfusu ile borçluluk arasındaki doğru orantı oldu. Tek kişilik yaşayanlarda borçluluk oranı %47,7 iken, 5 kişi ve üzeri kalabalık ailelerde bu oran %62,2’ye kadar tırmanıyor. Bu durum, geniş ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamada daha fazla borçlanmak zorunda kaldığını gösteriyor.

CHP’li Karabat: Borçla sahte refah yaratılıyor

Ekonomik tabloyu değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, merkezi yönetim borç stokunun 2025 sonunda 13,7 trilyon TL’ye ulaştığını hatırlattı. Mevcut sistemin üretime değil tüketime dayalı bir sahte refah illüzyonu yarattığını savunan Karabat, şu eleştirilerde bulundu:

"Ekonomi tasarruf ve üretimle değil, borçla canlı tutulmaya çalışılıyor. Bu borçlanma yatırıma veya istihdama dönüşmüyor; aksine gelecek nesilleri döviz borcuna ipotek ediyor."

Araştırma, gelecek bir ay içinde toplumun %40,4’ünün borç ödemek için temel gıda ve ihtiyaç harcamalarından kısmak zorunda kalacağını krizin insani boyutuna dikkat çekti.