Türkiye, modern çağın en büyük sağlık sorunlarından biri olan obezite ile savaşında kritik bir eşiğe geldi. Sağlık Bakanlığı’nın 5 Mart 2026 tarihli son verilerine göre, nüfusun %66’sı ideal kilosunun üzerinde yaşıyor. Aile hekimliği sisteminde 10 milyon vatandaş "obez" veya "fazla kilolu" olarak tescillenirken, bu durumun kalp hastalıklarından kansere kadar pek çok kronik rahatsızlığı tetiklediği vurgulandı. Bakanlık, bu tabloyu tersine çevirmek için "uçtan uca takip" sistemini devreye alarak milyonlarca vatandaşa ücretsiz destek çağrısında bulundu.
Rakamlar ürkütücü: 6,5 milyon yeni tanı
Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol'un paylaştığı verilere göre, geçtiğimiz yıl yapılan geniş çaplı taramalar sonucunda 6,5 milyon kişiye ilk kez obezite veya fazla kilo tanısı konuldu. Toplamda 10 milyona ulaşan bu kayıtlı kitle, buz dağının sadece görünen yüzünü oluşturuyor. Nüfus oranlandığında yaklaşık 56 milyon vatandaşın kilo problemi yaşadığı tahmin ediliyor. Bu rakamlar, Türkiye’yi Avrupa’nın en obez ülkeleri arasında üst sıralara taşıyor.
Vücut Kitle İndeksi (VKİ) uyarısı
Sağlık Bakanlığı, vatandaşların kendi durumlarını kontrol edebilmeleri için şu kriterleri hatırlattı:
-
VKİ 25 altı: Sağlıklı/İdeal kilo.
-
VKİ 25 - 30 arası: Fazla kilolu.
-
VKİ 30 üzeri: Obezite.
-
VKİ 35 üzeri: Morbid (ölümcül) obezite.
Ücretsiz diyetisyen ve fizyoterapist desteği
Bakanlık, obezite yükünün sağlık sistemine maliyetini azaltmak ve toplum sağlığını korumak için Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) üzerinden dev bir kampanya başlattı. Kayıtlı olan 10 milyon kişiye SMS yoluyla davet gönderilirken; bu merkezlerde ücretsiz diyetisyen, beslenme danışmanlığı ve fizyoterapist hizmeti sunuluyor. Hareketsiz yaşam ve paketli gıdaların bu tablodaki başrol oyuncuları olduğu belirtilerek, yaşam tarzı değişikliğinin "tercih değil zorunluluk" olduğu vurgulandı.