Kripto paraların geleneksel finans sistemi üzerindeki baskısı her geçen gün artıyor. Standard Chartered Dijital Varlıklar Araştırma Başkanı Geoff Kendrick tarafından yayımlanan analizde, ödeme ağlarının ve temel bankacılık faaliyetlerinin dijital varlıklara kaymasıyla birlikte ABD bankalarının büyük bir likidite riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.

Bölgesel bankalar en zayıf halka

Raporda, bu devasa mevduat göçünden en çok ABD’li bölgesel bankaların etkileneceği belirtiliyor. Büyük yatırım bankalarının aksine, gelirlerinin %80’ine yakınını net faiz marjından (kredilerden kazanılan ile mevduata ödenen faiz arasındaki fark) elde eden küçük ve orta ölçekli bankalar, stablecoin’lerin yarattığı rekabet karşısında savunmasız kalabilir.

2 trilyon dolarlık dev pazar öngörüsü

Standard Chartered, küresel stablecoin piyasa değerinin 2028 sonuna kadar 2 trilyon dolara ulaşacağını tahmin ediyor. Bu büyümenin dağılımına dair çarpıcı detaylar paylaşıldı.

ABD ve diğer gelişmiş ekonomilerdeki bankaların yaklaşık 500 milyar dolarlık mevduat kaybı yaşaması bekleniyor. Türkiye, Brezilya ve Arjantin gibi ülkelerin de dahil olduğu gelişmekte olan piyasa bankalarından ise 1 trilyon doların üzerinde bir kaynağın stablecoin cüzdanlarına akabileceği öngörülüyor.

"Sermayeyi korumak getiriden önemli hale geldi"

Analist Kendrick, tüketicilerin artık geleneksel banka faizlerinden ziyade, 7/24 işlem yapılabilen, düşük maliyetli ve anlık transfer imkanı sunan stablecoin’leri bir "tasarruf aracı" olarak gördüğünü belirtti. Özellikle yüksek enflasyonun yaşandığı bölgelerde, kullanıcıların getiri elde etmekten ziyade ana sermayelerini dolara sabitlenmiş bu varlıklarda korumayı önceliklendirdiği ifade ediliyor.

Washington’da mevzuat savaşı

Bu raporun zamanlaması da oldukça kritik. ABD Senatosu’nda stablecoin ihraççılarının faiz ödemesini yasaklayan GENIUS Yasası üzerindeki tartışmalar sürerken, bankacılık lobileri bu tür varlıkların finansal istikrarı tehdit ettiği gerekçesiyle daha sıkı denetim talep ediyor.