İran ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki nükleer görüşmelerin ikinci turu İsviçre’nin Cenevre şehrinde resmen başladı. Toplantıda İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderliğindeki heyet; ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner ile müzakere masasında bir araya gelecek. Görüşmelerin başladığı gün İran kanadından gelen sert açıklamalar ve Washington'ın kararlı tutumu, sürecin hassasiyetini biraz daha arttırdı.

Donald Trump görüşmelere dolaylı katılım sağlayacağını açıkladı

ABD Başkanı Donald Trump, Cenevre'de yürütülen bu kritik sürece dolaylı bir şekilde dahil olacağını kamuoyuna duyurdu. Muhtemel bir anlaşmanın zeminine dair soruları yanıtlayan Trump, İran'ın geçmişte sert müzakere yöntemlerini tercih ettiğini ancak geçtiğimiz yaz ABD tarafından İran nükleer tesislerine düzenlenen bombardımanın bu tutumun sonuçlarını onlara öğrettiğini ifade etti.

İran tarafının bu kez uzlaşı için daha motivasyon sahibi olduğunu ima eden Trump şu değerlendirmede bulundu:

"Anlaşma yapmamanın sonuçlarını görmek istemediklerini düşünüyorum."

Müzakere masasında nükleer kısıtlamalar ve ekonomik iş birliği önerileri bulunuyor

Müzakerelerin merkezinde İran'ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması konusu yer alıyor. Tahran yönetimi, görüşmeler başlamadan önce masaya oturma şartı olarak sadece nükleer başlıkların ele alınmasını talep etmişti. Buna karşın Amerikan heyeti, Tahran'ın balistik füze üretim kapasitesinin de kısıtlamalar kapsamına alınmasını istiyor.

Sürecin sürdürülebilirliği noktasında ise İran Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, olası bir mutabakatın Amerikan tarafı için de ekonomik kazanımlar içermesi gerektiğini vurguluyor. Bu kapsamda Tahran'ın Washington'a; petrol ve doğalgaz sahalarında ortaklık, madencilik projelerinde yatırım fırsatları ve sivil uçak alımı gibi geniş çaplı teklifler sunduğu belirtiliyor. Tüm bu trafik, taraflar arasında doğrudan temas kurulmadan Umman kanalı üzerinden yönetiliyor.

Ali Hamaney müzakere gününde Washington yönetimine sert mesajlar gönderdi

Görüşmelerin sürdüğü salı günü bir açıklama yapan İran Dini Lideri Ali Hamaney, doğrudan ABD Başkanı Donald Trump'ı hedef alan ifadeler kullandı. Hamaney Tahran'ın rejim güvenliği konusundaki kararlılığını yineleyerek şu ifadeleri kullandı:

“İran İslam Cumhuriyeti'ni yıkmayı sen de başaramayacaksın.”

ABD ordusunun gücüne dair söylemlere de değinen Hamaney şöyle devam etti:

“ABD Başkanı ordularının dünyanın en güçlüsü olduğunu söylüyor ama dünyanın en güçlü ordusu bazen öyle sert bir tokat yer ki, kalkamaz.”

Askeri kapasiteye dair çarpıcı bir kıyaslama yapan İran Dini Lideri, Washington'a yönelik askeri mesajlarını sertleştirerek şöyle konuştu:

“Bir ABD savaş gemisinden daha tehlikeli olacak şey o gemiyi denizin dibine gönderebilen silahtır.”

Diplomatik temaslar askeri gerilimin gölgesinde yeniden ivme kazandı

İran ve ABD arasındaki nükleer diplomasi trafiği, Haziran 2025'te İsrail ve ABD'nin İran topraklarına yönelik saldırılarıyla kesintiye uğramıştı. Kopan bağlar, 6 Şubat tarihinde Umman'da yapılan görüşmelerle yeniden onarılmaya başlanmıştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Maskat'taki ilk temaslara ilişkin şu açıklamayı yapmıştı:

"İran ile ABD arasında Maskat'taki müzakereler, tarafların görüşmeleri sürdürme yönünde mutabakata varmasıyla sona erdi."