Yaşam

Duygusal yeme bozukluğuyla başa çıkmanın yolları

Stres, kaygı ve can sıkıntısı bizi farkında olmadan buzdolabına yönlendiriyor. Uzmanlar, duygusal yemek yeme alışkanlığını kırmanın yolunun önce farkındalıktan, sonra kendine şefkatten geçtiğini söylüyor. İşte duygularınızla baş etmek için yemek dışındaki yöntemler.

Can sıkıntısı, stres ve yorgunluk, evde uzun zaman geçirdiğimiz dönemlerde özellikle tatlı ve abur cubura yönelmemize neden olabiliyor. Uzmanlar, bu durumun yalnızca açlıkla ilgili olmadığını, beynin dopamin yoluyla haz arayışında olduğunu belirtiyor. Duygusal yemenin kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadeli sağlık açısından risk oluşturabileceği vurgulanıyor.

Duygusal yeme bozukluğu nedir?

Duygusal yeme, öfke, üzüntü, utanç gibi olumsuz duygularla başa çıkmak için yemek yemeyi kapsıyor. İnsan, biyolojik, psikolojik, bilişsel ve sosyal sistemlerden oluşan bir bütün. Bu sistemlerden herhangi biri stres yaşadığında, diğerleri eksikliği telafi etmeye çalışıyor. Çocuklukta temel ihtiyaçları karşılanmayan bireyler, bu stresle başa çıkmakta zorlanabiliyor ve bu durum duygusal yeme davranışının temelini oluşturabiliyor.

Neden stresli anlarda şekerli gıdalar canımız çeker?

Vücudumuz, eski hayatta kalma içgüdülerinden hareket ederek stresli durumlarda hızlı enerji sağlayacak yiyecekleri talep ediyor. Özellikle şeker ve karbonhidrat ağırlıklı yiyecekler cazip hale geliyor. Uyku eksikliği de iştahı artırarak farkında olmadan ekstra kaloriler almamıza yol açabiliyor.

Duygusal yemek sadece açlıkla açıklanamaz. Beyin, yemek yediğimizde dopamin salgılayarak haz ve ödül duygusu yaratıyor. Yüksek yağ ve şeker içeren yiyecekler, bu haz duygusunu sağlıklı seçeneklerden çok daha yoğun tetikliyor; sonuçta kısa vadeli haz uğruna uzun vadeli sağlık ihmal edilebiliyor.

Döngüyü kırmanın yolları

Uzmanlar, duygusal yemek döngüsünü kırmak için hisleri fark etmenin önemli olduğunu söylüyor. Canınız bir şeyler yemek istediğinde, bunun gerçek açlık mı yoksa sıkıntı, stres ya da yalnızlık mı olduğunu sorgulamak gerekiyor. Ardından yiyecek seçiminin duygular üzerindeki etkisi değerlendirilmeli: Bu seçim sizi gerçekten iyi hissettiriyor mu, yoksa sadece geçici bir rahatlama mı sağlıyor?

Yiyecek dışı yollar bulmak da kritik. Yürüyüş yapmak, yoga veya meditasyon, uzun bir duş almak, sevdiğiniz biriyle konuşmak veya derin nefes teknikleri uygulamak, yemek dışında da rahatlamayı sağlayabilir.

Yemek, farkındalıkla yapıldığında keyifli bir deneyim haline gelebilir. Film eşliğinde akşam yemeği, birlikte tatlı yapmak veya yavaşça yemeğin tadını çıkarmak hem ruhu hem bedeni besliyor. Ancak yemek tek başına duygusal sorunları çözmüyor.

En önemlisi kendinize karşı nazik olmak. Zor dönemlerde alışkanlıklar değişebilir. Kendinizi suçlamadan, elinizden gelenin en iyisini yapmaya odaklanmak, dengeli beslenme hedeflerken şefkat göstermeyi ve küçük keyiflerden tat almayı mümkün kılıyor.

Yardım almaktan korkmayın

Duygusal yeme, çoğu zaman bireyin kendi başına çözemeyeceği bir psikolojik rahatsızlığa dönüşebilir. Uzmanlar, duygusal yemenin tek başına aşılması zor bir psikolojik durum olabileceğini belirtiyor. Bazı kişiler kendi yöntemleriyle kontrol sağlayabilse de, çoğu zaman terapi veya danışmanlık gibi profesyonel destek almak, döngüyü kırmak ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmek için kritik öneme sahip.